• Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar
Blue Orange Green Pink Purple

‘Şukufe ile Sohbet’

Arşiv'de arama yapmak için:

Şub 22

Veda vakti

Merhaba yavrucuklarım,

Sizlerle bir yıla yakın bir zamandır beraberiz. Daima sizin dertlerinize derman olmaya, aklımın yettiğince sizlere fikir vermeye ve sizleri doğru yönlendirmeye gayret ettim. Fakat sizlerde biliyorsunuz ki yaş ilerledikçe hastalıklar insanoğluna yapışıyor ve onları bırakmıyor. Benim de bir takım rahatsızlıklarım çıktı ve doktorlarımın söylediklerine göre artık çalışmadan istirahat etmem gerekiyor. Bu nedenle; artık sizlerle olamayacağım.

Her zaman dediğim gibi karşılaştığınız sorunlarda hemen fevri olmayın. Önce durup düşünün, ne olduğunu, nasıl olduğunu ve sizi nasıl etkilediğini düşündükten sonra ne yapacağınıza karar verin. Unutmayın ki; öfkeyle kalkan zararla oturur kuzucuklarım.

Kendinize iyi bakın.

Hoşça kalın.

 

Not: Bu kategoriyi açarken esinlendiğimiz Güzin Abla’mızı saygıyla anıyor, rahmet diliyoruz.

Oca 25

Şukufe Abla tatilde

Şukufe Ablamız tailde olduğu için dertlerinize derman olmaya ara vermiştir.

Bilginize.

Arda Eren

Oca 11

CS Days!

Sevgili Şukufe Abla,

Benim derdim aslında diğer arkadaşlarımınkinden biraz farklı. Bu bölümde Turing Days ve Linux ve Özgür Yazılım Şenliği gibi programlar düzenlenerek “Biz hep birlikte hareket ediyoruz”, “Biz çok mutluyuz” gibi mesajlar veriliyor. Oysa kendi bölüm çatımız altında ben bugüne kadar hiç böyle bir anlayış görmedim. Ne hocalar öğrencileri meslektaşları ne de öğrenciler hocalarını kendilerinden daha deneyimli olan arkadaşları gibi görüyor. Dolayısıyla bölüm içerisinde herkes herkesten ve herşeyden şikayetçi hale geliyor. Hocalarımızın cephesinden Proje verip sonrada “Bu projeyi yapmadan diğer projeye geçemezsiniz. Ama biz sizi dönem sonunda tüm projelerinizle notlandıracağız” ve öğrencilerin cephesinden “Lanet olsun birini bulup yaptırayım şu projeleri” gibi anlayışların benimsendiği bölümümüzde insanların teşvik edilmesi gerekmez mi? Mesela bir “CS Days” yapmak çok mu zor? Nasıl psikoloji, işletme vs. bölümden arkadaşlarımızın yılda bir kere kendi bölümlerine ait etkinlikleri oluyor, bizde yapsak acaba bölümde bir birlik sağlanmaya başlanmaz mı?

Rumuz: CS Days


Sevgili CS Days,

Derdini çok açık ve net bir şekilde belirttiğin için öncelikle teşekkür ederim evladım. Evet tüm söylediklerinde haklısın. Ve CS Days fikrin harika yavru kuşum. Ancak bu fikrini bölüm başkanın yada başka biriyle konuşman bence en harikası olur. Çünkü onlar da belki bu tip bir etkinlik düzenlemek istiyor fakat bir birlik oluşmayacağından çekiniyor olabilirler. Gerçi denemeden hiçbir şey görülmez. Bu sebeple bu olumlu ve güzel düşünceni önce hocalarına sonra arkadaşlarına iletip hareket edebilirsiniz. Hangi CS öğrencisi Dolapdere’ye girdiğinde kendi bölümü çatısında hazırlanan bir etkinliğin afişini görmek istemez ki?

Ara 27

Tez zamanda, tez işler…

Sevgili Şukufe Abla,

Ben üzülerek belirtmeliyim ki 4. sınıf öğrencisiyim. Neden üzülüyorsun evladım dersen dertlerim saymakla bitmez ama bazılarını paylaşıp fikrini alayım. Öncelikle bizler bugüne kadar Academic Skills diye bir ders hiç görmedik, dolayısı ile bize bu dersi tezi yazdığımız dönem verme ihtiyacı hissettiler. Bunun nedeni bizden sonra okula giren yani bizim alt dönemdeki arkadaşlarımızın okulda farklı bir müfredat işlemesi ve akademik makale yazmayı öğreniyor olmalarıydı. “Tamam, iyi, güzel… Öğrenelim, tezlerimiz akademik olsun” dedik. Demez olaydık Şukufe Abla. Tezi, dersleri, projeleri, ödevleri yani kısaca işi gücü bıraktık bu dersin hocasının istediği noktalama işaretleri, harf hataları, araştırma yapma teknikleri gibi konularla ilgileniyoruz. Dahası; bunlarla ilgili iki haftada bir 3-5 sayfalık yazılar yazıyoruz. Şimdi sorarım size;

1) Bu son sene verilecek bir ders mi?

2) Hadi son dönem verdin diyelim, bu kadar ağır derslerle tez yazan öğrencilere neden bir de bu dersten ödev verip iş yüklenir?

3) Bu hocalar hiç öğrenci olmadı mı?

4) Ben acaba öğrencilikten mi bıktım?


Rumuz: Tez Açılımı


Sevgili Tez Açılımı,

Dönem sonuna yaklaştıkça sinirleriniz bir miktar artmış. Bunun neticesinde doğru gördüğüm fikirlerinizi yanlış ifade etmişsiniz. Gidip hocalarınızla görüşseydiniz (görüştünüz mü bilmiyorum) belki bir ortak nokta bulurdunuz. Burada önemli olan konu sakin olmak yavrucuğum. Dönem sonuna az bir zaman dilimi kaldı. Gelecek dönemde aynı sorunlar devam ederse bunu mutlaka arkadaşlarınla görüşüp hocanıza aktarın. Mutlaka bir ortak yol bulunur. Ama haklısın evladım hem de çok haklısın…. =)

Ara 14

Bilgisayar Bilimi ne öğretir mi (?)

Merhaba Şukufe Ablacım,

Bu soruyu sormak için geç mi kaldım bilmiyorum. Fakat zararın neresinden dönülse kardır felsefesi ile yaşayan ben sormak zorunluluğu hissediyorum.
Peki neden sana soruyorum. Çünkü, biraz araştırma yapınca bu soruyu cevaplayan/cevaplamaya çalışan insanların olduğunu farkettim ve inceledim.
Fakat tam bir cevap bulamadım. Etrafıma bakınca, sorunun asıl muhataplarını düşününce bazıları cevap vermeye çalıştı fakat olmadı/olduramadı. 
Ya tam olarak cevabı bilmiyordu ki bu kabul edilemez derecede anlamsız ya da cevap beklentilerin karşısında basit mi kalır, imajı mı zedeler düşüncesi ile cevap verilmiyordu?

Bu soru öyle bir hal aldı ki artık insanlar bu sorunun cevabını aramayı unuttu. Böyle bir sorunun farkına bile varmadan farklı tartışmalar başladı. 
Bir çoğu mezun olunca ne yapacaklarını düşünürken, bir çok kesimde mezun olunca ne olacakları üzerinde duruyordu. Ne sıfatla hayatımızın en zorlu kısmına -iş hayatına- başlayacağımız merak ediliyordu. Bazı cevaplar bulundu bu sorulara da, farklı yaklaşımlar sunuldu. Duyulana göre dendiki en son: 
“Bilgisayar Uzmanı” bir saniye geçmeden düzeltilme yapıldı “Kültürlü Bilgisayar Uzmanı”. Bu söylenenler arasında en doğru kaynak tarafından söylenen idi.
Fakat en alışılır ya da en hoşa giden miydi(?). 
Acaba kaç tane Bilgisayar Bilimleri Öğrencisi bunu duyunca mutlu oldu(?). 
Bakış açımızı değiştirirsek: 
Acaba Kaç tane Bilgisayar Bilimleri Öğrencisi bunu duyunca rahatsız oldu(?).
Asıl beni korkutan bu soruların cevapları değil. Olabilir kimisi sevmiştir kimisi sevmemiş. Asıl beni korkutan sorular ise: 
Kaç kişi okuduğu bölümün ne olduğunu araştırdı(?)
Kaç kişi bu bölüme gelmeden önce araştırdı(?)
Kaç kişi -gerçekten merak ediyorum- hala benim gibi tam olarak bölüm disiplinini anlamamış ya da içine sindirememiş olarak bu bölümde okuyor(?)

Daha bunları çözememiş bir bölüm elbetteki tartışma mail gruplarından hala; 
Piyasada hangi dil var… Konu ne bilmiyorum ama yazacağım… Yok lisp tutmuyor…Yok yok biz lisp öğrenmiyoruz kardeş…
Hayır, yanlışınız var bir çok firma lisp kullanıyor… Aslında Ben burda ne olduğunu bilmiyorum ve yazamayacağım. 
Çünkü cevabın olmamasından mıdır, bilinmemesinden midir bilmiyorum ama cevap yok buralarda. Cevap veren yok. Yorum yapan çok.

Yazım kurallarını, sayfa düzenini uygulayamamış olduğum için özür dilerim. Dönüp düzeltmek isterdim okuyan herkese saygısızlık olmasın diye,
şu an yazdıklarımla yüzleşecek kadar iyi bir durumda değilim.
Bazıları discuss’a döküyor içini ben seni seçtim Şukufe Abla. 
Bir ara zamanın olunca yada daha güzeli bir cevap olunca/bulunca cevaplarsan çok sevinirim.

rumuz:  BilgisayarBilimleriÖğrencisiMiyiOdaNe


Merhaba Canım benim.

Sorduğun sorulara verilecek cevaplar vardır diye umuyorum. Bu cevapların sadece sana yada bunu bu şekilde merak edip, artık haykırırcasına soranlara değil daha bu bölüme girerken hatta bölümü tanıtırken verilmesi çok güzel ve doğru olacaktır. Bunun yanı sıra daha bilinçli bir öğrenci kitlesi olarak bir birinizle konuşarak aslında bu soruların cevaplarını sizler belirleye bilir ve bölümünden edineceğiz disiplinleri bu şekilde daha faydalı yönlere çevirelbilirsiniz.

Hatta bunu farklı yerlerde değil. Direk bu yazının altında herkes yorumunu görüşünü paylaşarak yapabilir.  Bu paylaşıma Öğretim görevlileri , mezunlarda katılırsa ve ne kadar farklı yorum olursa aranan cevapların bulunması o kadar daha kolay olur düşüncesindeyim.

Haydi hep beraber sorular türetelim ve cevaplarını bulalım.


Kas 30

Z-15′i laboratuarlaştıramadıklarımızdan mısınız?

Sevgili Şukufe Abla,

Benim derdim dağlardan büyük… Nedir bu Z-15′in durumu? Eskiden ne güzel tez öğrencileri için proje labaratuarımız vardı, haydi onu geçtim geçen yıl Z-20′miz vardı… Ne oldu bunlara? Gün geçtikçe artan öğrenci sayımıza inat neden özgür çalışma mekanlarımız küçültülüyor. Matematik alt yapısı bu kadar yüksek hoca ve öğrencilerin olduğu bölümde kimse öğrenci sayısı ve çalışma ortamı arasındaki bağıntının ters orantılı olduğunun farkında değil mi? Ben mi yanlış düşünüyorum acaba? Öğrenci sayısı arttıkça mekanların daha da büyümesi gerekmiyor mu? Birde o minicik ortama yerleşmeye çalışan tez öğrencileri olarak o gürültüyü ve havasızlığı çekmek bize hak mı? “Arkadaşlar tez yazacağım eğer ders çalışmıyorsanız bana yer verebilir misiniz?” dediğimde boş boş yüzüme bakan arkadaşlarım var. Bildiğim kadarı ile bölüm öğrencilerinin % 98′i Türk, dolayısı ile dil problemimiz olmaması lazım kendileriyle. Ancak sanırım ben her defasında %2′lik yabancı kesimi seçiyorum, zira boş boş suratıma bakıyorlar.

Şaka bir tarafa ne yapılabilir Şukufe Ablacım? Ne olur bir akıl ver.


Rumuz: Lab Kuzukcukları



Sevgili Lab Kuzucukları,

Ah güzel evlatlarım, bu her yıl yaşanan sorunların belki de en kök salanı. Dediğinde haklısın geçen yıl bir Z-20 vardı, belki ilgili kişilerle konuşulsa orayı tez çalışma ortamı haline sokabilirler. Bunun dışında zaten bildiğim kadarı ile CAS’ta çalışmak isteyen kimseye hayır denmiyor. Arkadaşlarınızla iletişiminize gelince, o başlı başına olay, ancak güzel bir uslupla ve kararlılıkla söylediğinizde ya da durumu güzel bir şekilde anlattığınızda anlayacaklardır. Belki birkaç yıl sonra kendilerinin de benzer sorunları yaşayacağını anlatırsanız, sizi anlamaları daha kolay olur kanısındayım minik kuşlarım.

Dert etmeyin böyle şeyleri, her şey hallolur. Kendinize iyi bakın kuzucuklarım.

Kas 16

Finans Kurbanları…

Sevgili Şukufe Abla,

Ben finans matematiği bölümü taze öğrencilerindenim. Hazırlığımı okuyup fakülteye geçtim. 2. sınıfta debelenmekteyim. Derdim çoktur, hangi birini anlatayım. Önce Comp 149-150 derslerinden dert yanmak lazım. Biz bilgisayarcı değiliz ki, neden alıyoruz bu gereksiz dersi. Önümüzdeki yıllarda ne işimize yarayacak? Özgeçmişte yazsak kim ne anlayacak? Lisp’i, Dr. Scheme’i kim bilir ki? Ayrıca biz finansçı mıyız yoksa matematikçi mi? Analiz’i neden alıyoruz, neden bu kadar çok matematik dersimiz var? En büyük sorun da sürekli değişen müfredat.

Medet Şukufe Ablacım, sen bilirsin, sana sığınmaktayım.

Engin bilgilerinden bizi mahrum etme.

Rumuz: Finans kuzusu pi sayısı

 

 

Sevgili Finans Kuzusu,

Yıllar yıllar önce Finans Matematiği bölümü açıldığında kimsenin hangi derslerin verilmesi gerektiği konusunda pek bir fikri yoktu, ki hala daha karar verilebilmiş değildir. Zira neredeyse her dönem yeni dersler eklenir, çıkartılır. Siz yine şanslısınız. Ancak 2004 ya da 2005 girişli olup mezun olamayan öğrenciler asıl zavallılardır. Kaldırılan dersleri boşu boşuna alıp geçmişlerdir. Her ne kadar yönetmeliklerde “Öğrenci girdiği dönemin müfredatından sorumludur” diye bir ibare de bulunuyor olsa sevgili okulun kendi yönetmeliği nedeniyle okulumuzda bu uygulanmaz.

Gelelim Comp 149-150 sorununa. Haklısın özgeçmişe yazsan kimse bilmez, umursamaz, ne işe yarar ki der. Ancak fark etmediğin bir konu var. Sen o derste sadece top sektirmeyi ve aile ağacı çizmeyi öğrenmiyorsun. Sen orda daha 3. haftada yaptığın projelerde gelir-vergi tablosu çıkartıyorsun. Bunları iki satır kod yazarak kolayca hesaplamayı öğreniyorsun. Ayrıca aile ağacını para ağacı yazıp gelir ve giderleri ayrı kollara ayırarak yine çok rahat hesaplamalar çıkarabilir, bunu kendi işlerinde istediğin gibi kullanabilirsin. Sadece sabahlara kadar proje hazırlayan zavallı öğrenci gözüyle bakma bu derse. Zaten çok da zor bir ders de değil. Azıcık çalışıp güzelce de not tutarsan kalmak için özellikle uğraşmak gerek.

Bölümün “Finans Matematiği” ya da “Finansal Matematik” olarak iki farklı isimde adlandırılmaktadır. Fark ettiysen ikisi de çok farklı anlamlara gelir. Birisi finans ağırlıklı matematik, diğeri de tam tersi matematik ağırlıklı finanstır. Kağıt üzerinde bu ayrım isim olarak “Finans Matematiği” kullanıldığı için yapılmış gözükse de aslında hocaların dahil kimse buna pek karar verememiştir. Bu nedenle hem bir sürü matematik, hem de bir sürü finans dersi almaktasın. Ayrıca okulun gelmiş geçmiş en şanslı analiz öğrencilerisiniz ki bu dersi Esra Şengelen’ den almaktasınız. Adam olun değerini bilin ve dersi anlamaya çalışın. Ukalalık ederek ya da derslerden kaçarak o diplomayı alamazsınız.

Allah zihin açıklığı versin Kuzucum.

Sevgiler Şukufe Ablan…

Kas 02

Dertler derya olmuş…

Sevgili Şukufe Abla,

Bu derginin yazarlarını başta editörlerinden başlayıp redaktöründen devam edip yazı işleri koordinatöründen çıkıp hepsini dövmek istiyorum. Neden mi?

Çünkü bu insanlaran bazıları yazı yazmaya aşık oldukları, bazıları egolarını tatmin ettikleri, bazıları birşeyleri değiştirebileceklerini düşündükleri için bu dergide yaklaşık dokuz aydır beraber çalışıyorlar. Bu zaman zarfında tartışmalar olmadı mı? Tabiki oldu. Hem de ne büyük kavgalar, ne yüksek desibelli sesler çıktı ama kimse gidiyorum demedi. Şimdi bir arkadaş çıkmış “Ben gideceğim” diye tutturmuş. Neymiş efendim grubun içinden başka bir arkadaşının attığı mail’a bozulmuş. Evet belki haklı, evet gerçekten kırılmış olabilir ama illaki de çekip gitmesi mi gerekiyor? Bir de aynı aradaş mail’ı atan arkadaşa çok ağır sözler sarfetmiş, editörleri olay daha da büyümesin diye duymazdan gelip ayağa fırlayıp bu arkadaşın dediklerine devam etmesini engellemiş ama iş işten geçmiş. Netice de söz ağızdan bir kere çıkıyor. Editör,yani Bahar, kafayı yemek üzere, hiç derdi yokmuş gibi yaklaşık bir haftadır bu olaya üzülüp duruyor. Üstelik sorunun sadece üslup sorunundan kaynaklandığını biliyor ama anlatamıyor ‘gideceğim’ diye tutturan arkadaşına. Şimdi Şukufe Ablacığım ne olur ban abir akıl ver. Ben senelerdir tanıdığım Ercan’ı çok seviyorum, evet bazı konularda haklı ancak dergiden çekip gitmesini istemiyorum. Diğer tarafta da mail’ı atan arkadaşım var ki ilk tanıştığım zamanlarda “Ne soğuk bir insan” diye düşündüğüm ama samimi oldukça tanıdığım, tanıdıkça sevdiğim arkadaşım var. Bu arkadaşım mail’ı atma amacını falan anlatsa da bu Ercan anlamadı. Neden böyle davrandı anlamadım ama üstüne üstlük farkında olmadan beni çok arada bırakan kelimeler sarfetti. Onu susturayım derken biliyorum diğer arkadaşım çok kırıldı. Üstelik ikisini de kardeşim gibi seviyorum.  Editör olarak ben bu iki keçiyi,ki Ercan diğer arkadaşıma göre çok daha keçi, kafalarından tokuştursam akıllanırlar mı? Birde Ercan’ın diğer arkadaşımıza bir özür borcu var. Sence bu özrü diler mi?

Rumuz: Dertli Editör



Sevgili Dertli Editör,

Bazen insanları idare etmenin en büyük sanat olduğu söylenir.  Doğrudur da! Sen insanları idare etmeyi öğrenirken büyüyorsun. Dert etmek ve içselleştirmek sorunu büyütmekten öteye gitmez. Ercan dediğin arkadaşının inatçının önde gideni olduğu aşikar. Diğer arkadaşın açıklama yapmasına rağmen ‘gidiyorum’ diyerek diretmesi çok yersiz. Diğer arkadaşın ise; keşke yazdıklarına daha ılımlı cümleler serpiştirseydi. Bence senin yapman gereken ki bunu denemişsin ama bir kez daha onlar karşılıklı getirmek. Birbirlerini sevmek zorunda değiller, hatta birbirlerinden nefret bile edebilirler ancak ortak bir paydanın payları iseler durumu anlayacaklarını ve kendilerine yakışır şekilde halledeklerine eminim. Sende dert etmeyi bırak yavrucuğum.  Madem editörsün Ercan’a ‘hiç bir yere gitmiyorsun’ dersin, diğer arkadaşının da madem alındığını düşünüyorsun gider bir kerecik öper özür dilersin olur biter. Bunu kabul etmeyecek kadar çocuk değillerdir bence. Üzme kendini yavrucuğum.

Eki 19

Akademic Skill

Merhaba Şukufe Abla,
Ben bu dönem Comp 313 dersi alıyorum. Bu dersin Akademic Skill diye yan bir dersi var. Bize sadece LATEX kullanımını ve makale yazmayı öğretmeyi amaçlayan bir ders, en azından ben ve  arkadaşlarım böyle düşünüyoruz. Çünkü bize bu derste “Eğitimin önemi”, “Globalleşen küre” gibi konular verip hazırlık sınıfı öğrencileri gibi essay yazmayı gösteriyorlar. Tabi kendi içinde bir amaca yönelik olduğunu düşünüyoruz, fakat bu konulardan artık çok sıkıldık. Madem bize LATEX kullanmayı ve makale yazmayı öğretmek istiyorlar, o zaman dersin kitabı olan SICP’den bölümler belirlesinler, bizler de zaten okuduğumuz kitabın özetini falan çıkaralım. Ya da kendi okuduğumuz konu ile alakalı bir görüşü varsa onu yazalım. Neden üniversiteye yeni gelmiş çocuklar gibi hazırlık sınıfı konuları yazdırıyorlar. Hocamıza bunu söylemeye cesaretimiz yok. Söylersek yanlış anlamasından korkuyoruz. Ne yapmalıyız?

Rumuz: Akademic Skill Mağdurları


Sevgili Akademik Skill Mağdurları,
Şikayetçi olduğunuz konu ve bu konuya bulduğunuz çözüm gerçekten çok mantıklı. Ben de 3. sınıfta olsaydım “Globalleşen küre” gibi ortaokul, lise ve hatta üniversitede defalarca yazdığım kalıplaşmış konularda yazılar yazmak istemezdim. Fakat benim anlamadığım, şikayette bulunduğunuz konuya bulduğunuz çözüm bu kadar mantıklıyken dersin hocasına bu konuyu söyleyemiyor olmanız. Bunu dile getirdiğinizde alacağanız tepkiden korkuyor olmanız hayat boyu şikayetçi olduğunuz konulara çözüm bulsanızda düşüncenizi dile getirmeyeceğinizi gösterir ki bu çok tehlikeli. Ben sizin yerinizde olsam dersinizin hocasından randevu alıp gider bu fikrimi söylerim. Bu sene değişiklik olmasa bile belki gelecek sene bu dersi okuyacak olan arkadaşlarınıza bir yararınız olur. Haydi bakalım kalkın şimdi. Bir randevu saati alın hocanızdan da halledin şu işi evladım.

Eki 04

Zor şeydir aşık olmak…

Sevgili Şukufe Abla,
Benim derdim büyük… Ben çözemedim, umarım siz çözersiniz. Ben 2 yıldır sınıf arkadaşıma aşığım ama kendisinin haberi yok. Ben her sabah gözümü onunla açıp, her gece onunla kapatıyorum. Bazen gidip söyleyeyim diyorum ama sonra korkuyorum, ya benimle konuşmayı keserse diye düşünüyorum. Liseli aşıklara döndüm, kalbime söz geçiremiyorum. Sen bana bir akıl ver ablacağım, ben gidip bu çocuğa “Ben sana aşığım” demeli miyim? Yoksa kaderime boyun eğip kendime “Bu adamı unut” mu demeliyim?
Rumuz: Liseli Aşık

Sevgili Liseli Aşık,
Sevgi kadar güzel ve mutlu eden birşey var mı? Sen yeryüzündeki en harika duyguyu nasıl kendine bu kadar eziyet ederek canını yakıyorsun. Gidip uygun bir dille arkadaşına bu duygundan bahsedebilirsin, böylece olumsuz bir sonuç doğurmadan, belki de çok mutlu bir birlikteliğe ya da çok güzel bir dostluğa adım atmış olursunuz.

Eyl 29

Akademik Temsilci olmak istiyorum…

Sevgili Şukufe Abla,

Duydum ki bölümümün seminerinde Akademik Temsilciler seçilecekmiş. Ben de katılmak istiyorum fakat cesaretim yok. Yani çıkıp arkadaşlarıma “Ben sizin hakkınızı en iyi şekilde savunurum” diyerek propoganda yapmaktan çok utanıyorum. Ama diğer taraftan da kendime bu konuda çok güveniyorum. Hem hocalarımızın hem de arkadaşlarımın haklarını koruyarak orta yolu bulabilirim gibi geliyor. Bir de eğer benim dışımda da katılmak isteyen bir arkadaşım olursa ve ben seçilirsem o kendini kötü hissetmez mi? Sonra ben onun yüzüne nasıl bakarım?

Bana bir akıl ver Şukufe Abla…

Rumuz: Akademik Temsilci

Sevgili Akademik Temsilci,

Zihninden geçenleri tahmin etmek hiç zor değil ancak maalesef siz gençlerin çoğu kendinize bu kadar güvenirken etrafınızdakileri kıracaksınız diye kendi kendinize cesaretinizi kırıyorsunuz. Eğer yapabilieceğine inanıyorsan tabiki katılmalı ve kendini ve yapacaklarını anlatmalısın. Zaten seni önceden tanıyan arkadaşların senin bu görev için uygun olup olmadığını önceden tahmin edeceklerdir. Ayrıca aynı anda iki ya da üç arkadaşın ile katılmak seni bu kadar olumsuz etkilememeli. Sen kazanamayıp diğer arkadaşın kazansa senin gibi her ayrıntıyı düşünen bir öğrenci dönüp kazanan arkadaşını kutlayacaktır. Peki neden sen kazandığında da durum aynı olmasın. Bir miktar empati yapabilmeyi öğrensek hayatımız çok daha harika olacak evladım. Siz genç nesil bunu başarabilirsiniz. O seçime tüm düşüncelerinden arınmış bir şekilde katıl yavrucuğum.

Başarılar çocuğum.

Eski yazılar »

Kafein Cs-dergi

  • - Kafein ... -
    Kafein Canlandırır...

    Kafein Tanıdıktır...

    Kafein Uyandırır...

    Kafein Bağımlılık Yapar...




  • Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar

© Kafein Cs-dergi. Bazı hakları saklıdır.
Tema [Smashing Magazine]

Yukarı Çık