• Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar
Blue Orange Green Pink Purple

‘İnternet’

Arşiv'de arama yapmak için:

Oca 25

İlginç Siteler (1)

Bu yazıyı yazarken dışarıda lapa lapa kar yağıyor.  Kardan hoşlanmayan biri olarak biraz daha fazla makale çalışmama odaklanmış bulunuyorum. Bu arada kafamı dağıtmak için yeni siteler keşfetmeye başladım. Bundan sonra biraz daha fazla “internet” temalı  yazılar göreceksiniz. Bunların sizin de yeni keşifler yapmanızı sağlayacağını umuyorum…

dont-click1) Don’t Click

Bu sitenin özelliği ismindeki gibi hiç tıklamadan bir şeylerin yapılabileceğini göstermek.. Siteyi mouse ile yönlendiriyorsunuz, istediğiniz yere geçmek için üzerine gelmeniz yeterli.

Yanlışlıkla veya isteyerek tıkladığınızda karıncalanmış bir ekran çıkıyor ve size kaza ile mi yoksa bilerek yaptığınızı soruyor. Üstelik sitede yapılan tüm işlemlerin istatistiklerini de tutmuşlar.  Gelecekte belki tüm siteler böyle olur kim bilir?

trivial-pursuit2)Trivial Pursuit Experiment

Trivial Pursuit adı verilen bir oyunun internet üzerinde kadın ve erkeklere sunduğu yarışma imkanı. Erkeklerin mi, kadınların mı Dünya’da daha zeki olduğuna dair sorular var.

Dilinizi ve yaşınızı seçtiğiniz yarışmada daha sonra coğrafya, eğlence, tarih, bilim, spor, resim ve edebiyat hakkında soruları cevaplıyorsunuz. Şimdilik kadınların ve erkeklerin puanı neredeyse baş başa ama siz bunu değiştirebilirsiniz.. Deneyin derim..


movie-mistakes3) Movie Mistakes

Film seyrederken hata mı buluyorsunuz? İşte bu site sizin için..

Şimdiye kadar çekilmiş tüm film ve dizilerdeki hataları yayınlayan bir site ile karşılaştım. Aklınıza gelebilecek her hata var orada. Üstelik bazı hataların resimleri de mevcut.. :)


Oca 11

Son İnternet Furyası: “Ask me something”

Bir kaç gündür sürekli sosyal medyada iki site ismi geçiyor; formspring.me ve onioning.com..

onioningSitelerin amacı nedir?

Bu internet sitelerin odaklandığı nokta ise kısa soru ve cevapların bulunduğu mikro sosyal network olması.  Tanımı biraz farklı geliyor değil mi? Web sitelerinin yaptığı açıklamaya göre de; soru sorma-cevaplama yoluyla arkadaşlarınız ve aileniz ile bağlantı kuracağınız bir web servisi… Üstelik ücretsiz.

Sitelerin işleyişi nasıl?

Öncelikle hedef alınan birinin profil sayfasına belirlenen karakter sayısında ismini gizleyerek ya da belirterek bir soru soruluyor. Soruya cevap vermek ise kişiye bağlı. Cevaplamadığı sürece sorulan soru ve cevaplar profilinde gösterilmiyor.

Avantajları & Dezavantajları

tabloBenim gözlemleyebildiğim kadarıyla Onioning‘in özellikleri, Formspring.me‘ye göre kat kat daha iyi. Formspring.me denerken hata raporlarından sıkılabilirsiniz. Sosyal medyayı daha farklı yönleriyle kullanmak ve/veya arkadaşlarınıza soru sormak istiyorsanız bir göz atın derim.



Ara 28

Özür

Arkadaşımız deniz ulaşımının aksaklığı nedeni ile yazısını yayınlayamayacaktır.

Özür dileriz.

Arda Eren

Ara 14

Sevgili Güncem..

Bu hafta sizlere bloglardan bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz üzere web güncesi çevirisiyle de bilinen blog kavramı günden güne adını daha çok duyurmaya devam ediyor.

Kişisel veya belirli bir tema üzerine olan bloglarda, insanlar kendilerini ifade ediyor. Bloga yazabilmek için ise illa para vermeniz gerekmiyor. Uzun süredir blog tutanlara sorduğumda iki ücretsiz blog sitesi öne çıkıyor. Blogspot ve Wikipedia. Benim düşünceme göre Wikipedia daha güvenilir.

Google Arama Trendleri’ne göre 2004′ten bugüne baktığımızda blog kelimesi %82 oranında bir artışla aranmakta. Yurt dışında sayısı daha fazla olan blog okuyucuları, Türkiye’de de artmaya başladı. Özellikle Türkiye’de kurumsal blogların sayısı göz ardı edilemeyecek bir hızla artıyor.

Siz de kendinizi internette ifade etmenin bir yolunu arıyorsanız, bloglamaya başlayın(start blogging*).


Kaynaklar:

http://www.google.com/insights/search/#q=blog&cmpt=q

*Start blogging- blog açtığınızda onay cümlesi.

Kas 30

Kimliğimizi Tanıyor Muyuz?

Otobüslerde, minibüslerde polisler kimlik kontrolü yaparlar sık sık. Peki biz polislere uzattığımız kimliğimizi tanıyor muyuz? Bu soruyu sorarken en başta şunu belirtmeliyim ki sorunun altında bir şey aramayın.. Sadece internetten öğrendiğim bir bilgiyi sizinle paylaşmak istedim. ( İnternet  öğretim kurumu gibi olabilir)

T.C. Kimlik numaralarının bir algoritması varmış. Bilindiği üzere T.C. Kimlik numaraları 11 hanelidir ve ilk 9 numara 10 ve 11. numaraların değerini verir. Nasıl mı?

  • Birinci, üçüncü, beşinci, yedinci ve dokuzuncu hanelerin toplamının 7 katından; ikinci, dördüncü, altıncı ve sekizinci hanelerin toplamını çıkarıyoruz. Elde ettiğimiz sayının mod 10′u yani 10′a bölümünde kalanı bize onuncu haneyi veriyor.
  • Birinciden onuncuya kadar tüm hanedelerdeki sayıları topluyoruz ve sonucun 10′a bölümünden kalan bize onbirinci haneyi veriyor.

Biz bir kaç kişi denedik ve algoritma doğru işliyor. Gerçek T.C. Kimlik numarası olup olmadığını bu algoritmayla kontrol ediyorlarmış sanırım. Merak ediyorsanız, siz de deneyin. =)


Kaynak: http://www.kodaman.org/yazi/t-c-kimlik-no-algoritmasi


Kas 16

Sosyal Medyayı Yaşamak(2)

Araya bir hafta özel bir konu girdiğinden dolayı,  ”Sosyal Medyayı Yaşamak” yazısına bu hafta devam edebiliyorum.

Son zamanlarda bir çok insanın dilinden düşmeyen sosyal medya, pek çok şirketin de iş planları ve pazarlama planları arasında. Bu konuyla ilgili başta Silikon Vadisi’nde olmak üzere yeni iş alanları gelişmeye başladı. Bunların arasında Social Media Business Expert (Sosyal Medya Uzmanı) öne çıktığını söyleyebilirim.  Yurt dışında hatırı sayılır çalışanı olan ve ismi globalleşmiş şirketler, sosyal medyayla ilişkilerini sağlayacak yöneticilerini atadılar bile. Dell, Adidas, ….

Peki bu kişilerin görevi nedir?

  • İnternette kendi şirketleri hakkında yazılanların takibi ve yönetimi

Bunu şöyle açıklayabilirim. Müşterinin sorunu telefonda çözüldüğünde minimum insan duyarken, problemi blog, forum ya da iletişim sitelerinden (Facebook, Friendfeed gibi) çözerseniz binlerce kişiye ulaşır.

  • Markaların hedef gruplarına göre; şirket ve marka blogların hazırlanması,yönetimi. Facebook, Twitter, Friendfeed hesaplarının açılması. Bunun yanı sıra YouTube ve Vimeo gibi kanallarda görsel iletişimin sağlanması. Bunların kaliteli içerik ile beslenmesi.

Neden bu kadar çok site açılıyor diyebilirsiniz. Hepsinin kendine göre avantajları var. Örneğin Friendfeed ve Twitter’da müşterilerle direkt iletişimi kurabiliyorken, bloglarda ise hem sektörle ilgili diğer bloglarla etkileşebilir hem  de ürünlerinin tanıtımlarını rahatlıkla yapabilir. Burada hedef grupları büyük önem arz ediyor. Mesela çocuklar için üretilen bir materyali, onların kullandığı sosyal medya araçlarında (Bebo gibi) pazarlamak gerekir.

  • Diğer departmanlarla çalışmayı denetlemeli.

Örneğin web yazılımcısı ya da tasarımcılar blogları oluştururken, pazarlama departmanı ise içeriğin kaliteli oluşmasında yardımcı olur.

  • Aynı mecralarda rakiplerini kontrol altında tutmak. Gerektiğinde kampanya, oyun, yarışma düzenlenerek indirim kuponu ya da deneme ürünü gönderilmesi. Ürünlerin gönderildiği insanların ürün hakkındaki deneyimlerinin kontrolünü sağlamak.

Örnekler..

  1. Dell firmasında sosyal medya üzerine çalışan 45 kişi var. Bunların bir kısmı blog yolu ile müşterilerinin sorunlarını çözerken, diğer çalışanlar şirketin 20 Facebook, 80 Twitter hesabı ve diğer sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor.
  2. 2008 Amerikan Başkanlık Seçimleri’nde Obama 156 milyon dolar offline, 500 milyon dolar online fon toplarken; McCain yalnızca 201 milyon dolar fon toplamıştı.  Yapılan bu online kampanyaların başına Facebook’u kuran insanlardan biri olan Chris Hughes getirildi. Önce blogları düzelten Chris, sonrasında sosyal ağlarda ilk defa oy kullanacak olan insanların dikkatini çekti. Sonuç olarak profesyonelce hareketler başarıya ulaştı.
  3. Diet kola ve Mentos karışımının videosunu çoğumuz izlemiştir. Bu viral reklam sonuçlarına bakacak olursak: 10 milyon dolar ücretsiz reklam, %10 Diet kola %20 Mentos satış artımı, internet sitelerinde ikiye katlanan hit sayısı ve binlerce farklı veryasyon video. Sizce de yeterli değil mi bu artış?

http://cokeandmentos.net/

http://www.youtube.com/watch?v=lFf-kW1E0Tc

 

Bunlar gibi daha sayısız örnek var. Aslında üzerinde durmak istediğim şey, herhangi bir kmapanya için sosyal medyanın ne kadar etkili olduğuydu.

Konuyla ilgili okuyabileceğiniz bir kaç link derledim.

  • http://medya20.wordpress.com/2009/05/24/dell-nokia-nike-wall-mart-case-studies/
  • http://www.webrazzi.com/2009/10/28/gelmis-gecmis-en-basarili-sosyal-medya-kampanyasi-barack-obama/
  • http://www.readwriteweb.com/archives/social_media_obama_mccain_comparison.php
  • http://mashable.com/2009/02/06/social-media-smartest-brands/
  • http://www.readwriteweb.com/archives/social_media_roi_dells_3m_on_twitter_and_four_bett.php

Sosyal medya devrimi başlıklı YouTube videosu her şeyi özetler sanırım.

http://www.youtube.com/watch?v=fVXKI506w-E




Kas 02

Sinerji

Bu sayımızda da biraz out of concept yapıp, aslında kendi belirlediğimiz konseptten bahsedeceğim. Aslında bir kişiye yönelik bir yazı olacak diyebiliriz. Aramızdan ayrılmaya ısrarla çabalayan Ercan.. Sana diyorum “huu huu”..

Şu atasözlerini çok iyi bildiğini biliyorum. Ama bir flashback yapmak istedim.

“Birlikten kuvvet doğar.”

“Nerede birlik, orada dirlik.”

“Ak akçe kara gün içindir.” (ay bu değil içimden geldi)

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

 

Kafein doğarken sen yok muydun başında? Şimdi çocuğunu nasıl bırakıp gidersin? Sinerjiyi devam ettirmelisin.. Gel sen vazgeç bu gidişten..

Kafein için..



Eki 19

Sosyal Medyayı Yaşamak.. (1)

Dergiye yazmaya başladığımdan beri, ilk defa bir yazı dizisine başlıyorum. Bu sayıda ”Sosyal Medya nedir?”,  ”Ne gibi avantajları vardır?”, “Hangi siteler sosyal network içerisinde yer alır?” sorularına cevap bulacaksınız.

Sosyal Medya nedir, ne işe yarar?

Yaklaşık iki hafta önce A. Can Saner, “Özel Sektörde Geliştirici Olmak” adlı seminerinde, Bilgisayar Bilimleri öğrencisi mikroekonomi bilmeden mezun olmasın vurgusunu yapmıştı.  Aklınızda sosyal medya ile mikroekonomi ne alaka gibi sorular gelmiş olabilir. Hemen açıklayayım, sosyal networkler en iyi pazarlama araçlarından biridir ve bu da mikroekonominin bir alanıdır. Bir şirket için önemli şeyleri sıralayacak olursam; gelişime açık olmak, ekonomik dinamikleri iyi takip ve analiz etmek olur ve sosyal ağlar da şirketlere belirli şartları sağladığında tanıtım ve pazarlama konusunda en iyi geri dönüşümü alabileceği alanlardan biridir. Çünkü sosyal ağlar,

  • tartışma ve fikir beyan etmenin esas olduğu,
  • çok kullanıcıyı etkileşim içerisinde barındıran,
  • düşünce, resim, video, ses paylaşımlarına imkan tanıyan yerlerdir.

Bazı küçük şirketler, sosyal medyanın geçici popüler kültürün ürünü olduğunu ve popülerliğini 1-2 yıl içerisinde kaybedeceğini düşünseler de yanılıyorlar. Aksine bu network büyümeye devam ediyor (1). Ayrıca gerilla pazarlama taktiği denen geleneksel olmayan pazarlama ve promosyon kampanyaları için en iyi yer yine Sosyal Medyadır.

Brian Solis “Sosyal Media is the responsibility of the champions that demonstrate how it will benefit the company and the brand” ifadesinde demek istediğimi özetlemiştir. (2)

Web 2.0′ın ortaya çıkmasıyla tüketicilerin elde ettiği güç, burada kendini göstermektedir. Örnek verecek olursak, insanlar göz boyama temeline dayalı reklamlardan daha çok kullanıcıların yorumlarına göre ürün alımına dikkat etmeye başlamıştır. Benim düşünceme göre Web 2.0, insanlara monologtan diyaloga geçiş  imkanı tanır. Bununla ilgili yapılan bir araştırma sonucuna göre “50 ülkeden 20.000 insanın %70′i tüketicilerin fikirlerine güvendiklerini” belirtmişler. (3) Bir başka araştırma sonucunda ise dünyadaki İnternet kullanıcılarının %81′inin bir ürün hakkında araştırma yaptıkları ortaya çıkmıştır(4). Yani tüketiciler ürün alımında artık internete güvenebiliyorlar ve bu konuda sosyal medyayı kullanıyorlar. Tüketicilerin yanı sıra üreticilerde aynı kaynakları kullanarak, daha ucuz maliyetle daha çok insana ürünlerini tanıtma imkanı buldular.

Hangi siteler sosyal network içindedir?

Social Media2

Yukarıdaki görseli biraz daha işimi kolaylaştırmak için hazırladım. Büyük ihtimalle unuttuğum yüzlerce web sitesi vardır.  Büyük ihtimalle siz de İnternet’te geçirdiğiniz zamanın büyük bir bölümünü bunlar ve bunların benzeri sitelerde geçirmektesiniz. Örneğin araştırmanız için fikir edinmek adına ilk bakılan yerlerden biri olan Wikipedia, hayvan figürü ile anımsayacağımız Twitter, video izlemek için tıklanan YouTube, muhabbet etmek için seçeceğiniz MSN, GTalk, Skype ve diğerleri…

Evet aslında siz farkında olmadan sosyal medya içerisindesiniz..

Genelleştirecek olursam, sosyal platformlar, bloglar, forumlar, online chat, video ve fotoğraf paylaşım siteleri, sosyal ağlar ve Wikilerdir.  Gelin bu ağın büyüklüğüne rakamlarla bakalım:

  • Wikipedia’nın ingilizce sitesi 3,064,932 yazı içermektedir. (5)
  • YouTube’da yüz milyonlarca insan video iziyor, bir günde yüzbinlerce video yükleniyor. (6)
  • Bir dakikada upload edilen resim sayısı Flickr’da 5,076 (7)
  • ….
  • …

Aslında demek istediğim bir gün bir çoğumuz bir şirkette çalışmaya başlayacağız ve şirketin sosyal medyayı kullanmasını bu rakamları destekleyerek sağlayabiliriz. Sizce de mantıklı değil mi?


Kaynaklar:

1)Citibank Survey Reveals Small Businesses Not Joining Social Media Conversation,  http://finance.yahoo.com/news/Citibank-Survey-Reveals-Small-prnews-2092453874.html?x=0&.v=1 (last accessed: 17.10.2009)

2) Social Media and Marketing http://burcutuzun.blogspot.com/2009/10/new-presentation-about-social-media.html (last accessed 17.10.2009)

3)Corporate Reputation and Social Media, http://www.slideshare.net/Converseon/corporate-reputation-and-social-media (last accessed 17.10.2009) [Edalman 2009]

4) Pew 2008- http://pewglobal.org/reports/pdf/261.pdf (last accessed 17.10.2009)

5)Wikipedia - http://en.wikipedia.org/wiki/Main_Page (last accessed 17.10.2009)

6)YouTube- http://www.youtube.com/t/fact_sheet (last accessed 17.10.2009)

7) Flickr - http://www.flickr.com/ (last accessed 17.10.2009)


 



Eki 04

Google’dan Facebook benzeri dalga: Google Wave

Bir kaç hafta önce popüleritesi artan Yahoo MEME sosyal ağından sonra, Google da Facebook benzeri sosyal ağını (1 Ekim 2009 tarihinden itibaren) 100.000 geliştiriciyi davet ederek beta sürümünü çıkardığını duyurdu. Google amcamıza denemek için davetiye talebi gönderdim fakat henüz elime ulaşmadı. Biraz sosyal ağları kullanarak hakkında araştırma yaptım, aynı zamanda resmi sitesini de alt üst ettim ve Google Wave’in özelliklerini notlar halinde toparlamak istedim.

  • Facebook’ta yer alan direkt konuşma, video, text, blog yazıları gibi paylaşım özellikler ile birlikte Twitter özellikleri de kullanılmış.
  • Şu an için direkt katılım değil, davet etme özelliğiyle siteye üye olunabiliyor ve sadece her kullanıcının 8 kişiyi davet etme şansı var. Hatta E-bay adlı alım-satım sitesinde bu davetlerin açık arttırmayla satıldığı duyumlarını aldım.
  • İçerisinde Google bünyesinde bulunan özellikleri de barındırıyor, Google Maps gibi. Google Maps özelliğiyle bir toplantı ya da olay daveti için konum daha rahat sunulabiliyor.
  • Official sitesinde yer alan “richly formatted text, photos, videos, maps and more..” ifadesi özellikle dikkatimi çeken bir diğer nokta. Umarım Facebook gibi sadece eğlence aracı değil, Friendfeed ya da Twitter gibi sosyal medya özelliği taşır.
  • Firefox 3.5, Safari 4, Google Chrome ve IE 6,7,8 ile plug-inler konusunda en iyi performansta hizmet sunuyormuş.
  • Java dili OpenJDK ile kodlanmış.
  • 40 dilde yazı denetimi mevcut, aynı zamanda 40 dilde otomatik çeviri olacakmış. Sanırım burada daha önceden yapılan Google Translater’ı kullandılar.
  • Video desteği var.
  • Üye olmak için Google hesabınız olması gerekiyor.
  • Rabbit adlı eklenti de telefon konferansı ve real-time video chat imkanı sunuyor.
  • Kaynak kodlarında görebildiğim kadarıyla “<? a… ” gibi kodlar PHP’ye benzerliğiyle dikkatimi çekti.
  • Geliştiriciler için 1 Ekim 2009 tarihinden itibaren eklenti yapma özelliği sunuyor.  Unutmadan tamamen open-source bir site. API kullanımı da mevcut.
  • Satranç, sudoku gibi oyunları gerçek zamanlı olarak iki kişiyle oynayabiliyorsunuz.

Official Videosu: Tıklayın

Benim öngörülerime göre, Google Wave Facebook’a göre çok daha kullanışlı ve yararlı bir ağ olacağı yönünde. Umarım davet yolladığı geliştiriciler bir an önce normal kullanımına açmalarını sağlar. Google büyüyor..

Saygılar..

Ps: Davetiyesi olan var mı? =)

Kaynaklar
Google Wave resmi sitesi: Tıklayın
Wikipedi: Tıklayın

Eyl 29

Ses iletim sorunu çözülüyor

Bu sayıda “İnternet” konusundan birazcık çıkıyoruz. Çünkü Computer Science yani Bilgisayar Bilimleri bünyesinde önemli olaylar dönüyor. Ne peki bu önemli olay? “Akademik Temsilci Seçimi”..

Dergide bir çok yazar neyin ne olduğunu yeterince açıklamıştır eminim. Bundan dolayı ben şunu söylemek istiyorum: Birinin sizi temsil edilmesini demokratik yoldan istiyorsanız, lütfen seminere gelin ve oy verin. İleride bir gün “dediklerimiz hocalara ulaşmıyor”, “sesimizi duyuramıyoruz” ya da “bölümde yanlışlar düzelmiyor” dememek için ya da bunlar olmadığında hesap sorabileceğiniz/hocalara göre daha kolay ulaşabileceğiniz biri için işte fırsat ayağınızda.

Bildiğiniz üzere Finans Matematiği Bölümü’nden yeni Bilgisayar Bilimleri’ne geçtim. Fakat ortak ders bünyesinde 1. sınıfta yeteri kadar içli dışlı oldum bölümle. Olabilecek sorunların gerekli yerlere gerektiği şekilde iletebileceğimi düşündüğümden 2. sınıflar temsilcisi olmak için adaylığımı bende koyacağım. Tabi kendi dönem arkadaşlarımdan daha iyi ifade yeteneği olacağını düşünen biri varsa onu da beklerim. Çünkü amaç bir: Sorunlarımızın çözülmesi.. “sesimizi duyan var mı?” diye soracak olursak evet olacak

Desteğinizi bekliyorum..

Saygılar.

Eyl 20

Google için nereden nereye…

Bir kaç gün evvel Google ana sayfasına girdiğimde “ne oldu buna” dediğim bir an oldu. Ekran ayarlarını değiştirmediğim halde Google ana sayfası gözüme daha büyük göründü. Klasik CTRL tuşu ile birlikte ok tuşlarıyla ekran görüntüsü ayarlarıyla oynadım, yok gene de eskisi gibi görünmüyor. Neden böyle oldu derken konu ile ilgili biraz internetten araştırdım ve değişikliğin benden değil Google’ın kendisinden kaynaklanıyormuş.

1 Eylül 2009 tarihinde alışılagelmiş görüntüsünün patentini alan Google, arama butonunun daha büyük olduğunda daha dikkat çekici olacağını düşünüyor olmalı. Peki bu kadar çok kullanılan Google nasıl çıktı ve ne değişiklikler eklendi?

Ünlü arama motorunun domain olarak tescili 15 Eylül 1995 yılında yapılmış. Larry Page ve Sergey Brin adlı kurucuları Stanford’da aynı yıl yazın Google’ı konuşmak için buluştukları sırada biri 22 yaşındayken, diğeri 21 yaşındaydı. O zamandan bu yana kendini ilerletti ve bugünkü halini aldı. Bu yıl ise Google 14 yaşında!

Sizin için bu konuda daha ayrıntılı bilgileri alabileceğiniz kaynakları derledim.

Görsel olarak değişimine bakmak isteyenler için;

http://web.archive.org/web/*/http://google.com

Sergey Brin ve Lawrence Page’in Standford’da yazdığı makale için;

http://infolab.stanford.edu/~backrub/google.html

Google şirketiyle ilgili gelişim ve web sitesinin yenilikleri için;

http://www.google.com/corporate/timeline/#2008.4

Google patenti hakkında bilgi için;

http://valleywag.gawker.com/5350982/google-patents-worlds-simplest-home-page

Daha da ısrarla gelişmeye devam eden Google, gelecekte kim bilir kendine nasıl özellikler ekleyecek.

Sağlıcakla kalın…

Eski yazılar »

Kafein Cs-dergi

  • - Kafein ... -
    Kafein Canlandırır...

    Kafein Tanıdıktır...

    Kafein Uyandırır...

    Kafein Bağımlılık Yapar...




  • Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar

© Kafein Cs-dergi. Bazı hakları saklıdır.
Tema [Smashing Magazine]

Yukarı Çık