• Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar
Blue Orange Green Pink Purple

‘Oyuncu Görüşü’

Arşiv'de arama yapmak için:

Tem 26

Hafiften kaçmalar…

Fazla uzatmayacağım :)

Geçtiğimiz sayıda da bahsettiğim gibi, önümüzdeki sayıdan itibaren Kafein dergisinde Oyuncu Görüşü bölümünü bulamayacaksınız.

Pazar günü Erasmus Değişim Programı ile İsveç’te geçireceğim aylara başlamak üzere yola çıkacağım. Orada bulunduğum sürede yazılara devam edecek vaktim olmayacağını düşündüğüm için dergiden ayrılma kararı aldım.

Bundan sonra yazılarımı http://gamerstake.blogspot.com adresinden takip edebilirsiniz, tabii sonunda blog’uma birşeyler yazmaya karar verecek olursam :)

Dergide yerimi doldurmak isteyen arkadaşlar, editörümüz Bahar Beyaznar ile iletişime geçebilir.

Görüşmek üzere

GM Duncan Idaho

Tem 12

Korsana karşı en etkili silah: Oyuncu Hakları

Özellikle paylaşım ağlarının yaygınlaşması ve büyümesi ile, dijital ortama yönelik üretim yapan firmaların en büyük derdi haline gelen korsan kopya kullanımı önlenemez bir hale doğru sürüklenirken, Stardock firmasının radikal bir girişimi ile farklı bir anlayış ortaya sürüldü.
Firmaya göre, mevcut kopya koruma yöntemleri oyunların satışlarını düşürmekten başka bir işe yaramıyor. Ayrıca hazırladıkları “Oyuncu Hakları Bildirgesi” takip edilerek hazırlanan oyunların satış rakamlarının çok daha yüksek olacağını iddia ediyor ve iddialarını “Sins of a Solar Empire” ve “Galactic Civilizations II” oyunlarının satış rakamları ile destekliyorlar.
Gelin Stardock ve Gas Powered Games tarafından hazırlanan bildirgenin metnine bir göz atalım;

Tüm Dünya’dan oyuncular olarak bizler, daha zevkli bir deneyimi garantilemek, oyuncular ve yayımcılar arasındaki eşitliği belirlemek ve oyun endüstrisinin refahını yükseltmek amacı ile aşağıda belirtilen hakları talep ediyoruz:

1. Oyuncular, bilgisayarlarında çalışmayan oyunları iade etme hakkına sahiptir.
2. Oyuncular, oyunların tamamlanmış bir şekilde yayımlanmasını talep etme hakkna sahiptir.
3. Oyuncular, bir oyunun yayımlanmasının ardından anlamlı güncellemeler bekleme hakkına sahiptir.
4. Oyuncular, indirme yöneticileri ve/veya güncelleme programlarının bir oyunun çalışması için gerekli olmamasını talep etme hakkına sahiptir.
5. Oyuncular, bir oyun için belirtilen asgari sistem özelliklerine sahip bir bilgisayarın, oyunu yeterli oynanabilirlik düzeyinde çalıştırmasını bekleme hakkına sahiptir.
6. Oyuncular, izin vermedikleri sürece bir oyunun gizli sürücüler ya da daha farklı potansiyel zararlı yazılımları kurmayacağını bekleme hakkına sahiptir.
7. Oyuncular, satın aldıkları oyuınları istedikleri zaman yeniden bilgisayarlarına indirebilme olanağına sahiptir.
8. Oyuncular, yapımcılar ya da yayımcılar tarafından potansiyel suçlu olarak görülmeme hakkına sahiptir.
9. Oyuncular, tek kişilik bir oyunu her oynamak istediklerinde Internet’e bağlanmak zorunda olmamayı talep etme hakkına sahiptir.
10. Oyuncular, bilgisayarlarına kurdukları bir oyunu CD ya da DVD gibi bir medyayı sürücüde bulundurmaya ihtiyaç duymadan oynayabilme hakkına sahiptir.

Orjinal Metin

Bu tür kurallar çerçevesinde çalışan bir firmanın müşteri memnuniyetine vereceği önem, Stardock örneğinde de görüldüğü gibi satışlarında büyük bir artışa neden olabilir. Stardock firmasının da aslında yapmak istediği bu; korsanı, korsanla savaşarak değil, kendi hizmet kalitesini arttırarak alt etmek. Şu aşamada müşterileri mağdur duruma düşürmeden korsan kopya kullanımını engellemenin en iyi yolu bu olarak görünüyor. Her ne kadar biz oyuncular oyunlara tonlarca para vermeyi pek sevmiyor olsak da, bu tür hakların bizim için değeri, bana göre herhangi bir oyuna ödeyeceğimiz ücretten çok daha yüksek.

GM Duncan Idaho

Önümüzdeki sayı, Oyuncu Görüşü’nün Kafein’deki son sayısı olacak. Eğer kaldığım yerden devam etmek isterseniz, lütfen benimle gmduncanidaho@gmail.com adresinden iletişime geçin.

Haz 28

Bir PSP ile yapabilecekleriniz

Sony’nin el konsolu PlayStation Portable’a custom firmware kurularak kopya oyunların çalıştırılabildiğini duymuşsunuzdur. Aslında bu tür bir modifikasyonla sadece PSP oyunlarını değil, birçok farklı platformun oyunlarını oynayabilir, ve kurduğunuz firmware‘e uyan programları çalıştırabilirsiniz.

Öncelikle oyunlara bir göz atalım; PSX2PSP olarak bilinen, PSOne oyunlarının PSP’ye port edilmiş hali olan onlarca oyunla birlikte, emulatörler aracılığı ile NES, SNES, Nintendo 64, Gameboy, Gameboy Color, Gameboy Advance, Sega Genesis, Sega Megadrive, Sega CD, Atari 2600, Commodore 64, DOS ve NeoGeo gibi bir çok farklı platform için hazırlanmış oyunları da oynayabiliyorsunuz.

Kendi içinde bir Web Browser, RSS Reader, Skype ve bir medya oynatıcısı da barındıran PSP’nizin bu özelliklerini ek programlarla geliştirmeniz, ya da yeni programlar kurarak yeni özellikler eklemeniz de mümkün. Yüzlerce program arasından birkaçını aşağıda bulabilir, custom firmware ile çalışan bir PSP ile yapabileceklerinizin sınırlarının ne kadar geniş olduğu ile ilgili bir fikir edinebilirsiniz.

Ultimate PSP Tube: Onlarca streaming sitesi (Google Video, YouTube, Vimeo, Dailymotion vs.) üzerinden rahatlıkla video izleyebilmenize olanak sağlar.
PSP Radio: Internet üzerinden müzik stream ederek radyo kanallarını dinlemenize olanak sağlar.
FuSa: PSP’nizi bir televizyona bağlayıp görüntüyü TV’ye aktarmanız için bu programa ihtiyacınız var.
RemoteJoyLite: Bu da USB’den bilgisayara bağlayarak görüntüyü bilgisayarınıza aktarmanız için.
MAP THIS!: Bu da PSP için hazırlanmış bir GPS programı. Kullanabilmeniz için bir GPS alıcısına ihtiyacınız var. Google Maps de dahil bir çok siteden programa uyumlu haritalar yaratabiliyorsunuz.
PSP PDA: Bu programla PSP’nizi bir PDA olarak kullanmanız mümkün. İçinde basit bir metin derleyicisi, organizer, saat, adres defteri, hesap makinesi, müzik ve video oynatıcı mevcut.
Netfront Browser: Bu tarayıcının özelliği, RAM olarak PSP’nizin Memory Stick‘ini kullanıyor olması. PSP ile birlikte gelen tarayıcıdan çok daha hızlı olduğu kesin.
Furikup: Bu programla PSP’nizi VOIP ile çalışan bir telefona çevirebilirsiniz.
PMP VLC: PSP için VLC Player
PSPoste: PSP için başarılı bir E-Mail client.

Bunların dışında FTP Client ve Server, VNC Viewer, PDF Reader ve birçok farklı dosya türünü açabilen programlar, sözlükler, gitar /davul simülatörleri ve besteleyiciler, müzik kaydeden, ses işleyen araçlar ve PSP’nizi aklınıza gelebilecek her türlü amaç için kullanmanıza yardımcı olacak yüzlerce farklı program daha mevcut ve ücretsiz olarak kullanılabilir durumda. Aşağıdaki adreslerden bu tür “homebrew” programların neredeyse tamamına erişebilirsiniz;

http://www.psp-hacks.com/
http://dl.qj.net/PSP/catid/106
http://www.psp-homebrew.eu/
http://psp.brewology.com/

GM Duncan Idaho

Haz 15

Yeni çağın Joystick’leri

Wii Remote ile başlayan hareket algılayıcıları ile oyunları kontrol etme fikri, gittikçe daha da heyecanlandırıcı ürünleri ortaya çıkartıyor.

Sony’nin önce Eye Toy, ardından Playstation Eye ile başlattığı, 2010 baharında tamamlanması beklenen PlayStation Motion Controller ile bir adım daha öteye taşıyacağını iddia ettiği hareket algılayıcılarına ciddi bir rakip de Microsoft’tan Project Natal ile geldi.

Öncelikle Motion Controller’dan bahsedelim; Sony’nin bu yeni oyuncağı, Eye teknolojisine entegre olarak kullanılan bir kumanda’nın kamera tarafından algılanıp bilgisayar ortamına anlık pozisyonunun, dolayısı ile hareketlerinin iletilmesi aracılığı ile çalışıyor. Wii Remote gibi üzerindeki düğmeler yardımı ile farklı komutları da konsolunuza gönderebiliyorsunuz. E3 2009’da yapılan tanıtımdan anlaşıldığı kadarı ile, algılamada hata payı neredeyse yok denecek kadar az, bu da her türlü oyuncunun oldukça hoşuna gidecek bir kontrol mekanizmasını açığa çıkarmış oluyor.

Sony’nin bu yeni kumandasının rakibi ise, beklenildiği üzere Mictosoft’tan geliyor: Project Natal. Project Natal, Motion Controller’dan çok, Eye’ın bir benzeri gibi görünüyor. Sony’nin kamerası, daha çok geliştirilen kumandaya odaklanırken, Microsoft’un E3 2009’da tanıttığı kamera sistemi, oyuncunun vücut hareketlerine odaklanıyor. Her ne kadar oyun oynamak için çok çekici bulmamış olsam da, Peter Molyneux’un Milo sunumu, projenin potansiyelini gözler önüne seriyor. Project Natal, vücut hareketlerini algılama üzerine yoğunlaşırken, Molyneux’un Milo’su interaktiviteye odaklanarak, bilim kurgu filmlerinde karşılaştığımız “akıllı makina” konseptini taklit etmeye çalışıyor, sorduğunuz sorulara, hareketlerinize, söylediklerinize göre belirli tepkiler ve “duygu” sahibi olduğu izlenimini veren bir yapay zeka yaratmaya çalışıyor. Tabii ki bu sadece bir izlenim, gerçek anlamda bilinçli bir yapay varlık günümüz teknolojisinden hala çok uzak.

Her ne kadar Natal ve özellikle Milo ile ilgili videolar sahte gibi görünse de, günümüzde videoda tanıtılan türde bir uygulama mümkün olmaktan pek de uzak değil, ve zaman içerisinde bu gibi projeler geliştirildikçe de daha keskin algılayıcılarla oyunları “yaşamak” mümkün olabilecek gibi görünüyor.

Videolar:
Project Natal Tanıtım Videosu
Milo Project
Playstation Eye
PS3 Motion Controller (1)
PS3 Motion Controller (2)

GM Duncan Idaho

May 31

Finalden sonra ne oynanır?

Önümüzdeki 2 haftanın ardından, uzun bir süre eve kapanıp oyun oynayacağım diye düşünenler vardır aranızda. Finallerin ardından ne oynayacağınıza hala karar vermediyseniz, aşağıdaki videolara bir göz atın derim; zira tamamı Haziran ayında çıkacak olan oyunlardan oluşuyor

PROTOTYPE

Flight of the Hammerfist | Exclusive Breed Something New | Brutal Bosses | Opening Cinematic | Mighty Montage | Top 10 Reasons You Must Have Prototype

GHOSTBUSTERS: THE VIDEO GAME

Trailer | Rule #1 | Rule #2 | Rule #3

OVERLORD 2

Creature Crunch Trailer | Minion Maximus Trailer | Debut Teaser

FIGHT NIGHT ROUND 4

Graphics Sizzle | Boxer Styles | Physics Engine | Gameplay

CALL OF JUAREZ: BOUND IN BLOOD

Fire Your Guns | How The West Was Won | Redemption | Debut Trailer

SIMS 3

AI | Create A Sim | Cheeky | Unique Personalities | Lifetime Wish

FUEL

Tornado Race Gameplay | Exclusive Weather Effects | Events | Multiplayer | Cross Country | Vistas | Free Roam | Race

“Wordpress’e embed videolar konusunda çıkardığı sorunlar nedeni ile şükranlarımızı sunuyoruz”

May 17

Left 4 Dead Versus Strateji Rehberi Bölüm 2: Infected

Left 4 Dead Versus Strateji Rehberi

Bölüm 2: Genel Infected Stratejisi

Takım Oyunu:

Infected karakterler tek başlarına genellikle pek bir zarara yol açamazken, takım halinde koordine bir şekilde yapılan saldırılar Survivorları kısa sürede alt etmenizi sağlayacaktır. Saldırıyı asla Hunter’ların başlatmaması, daha stratejik bir hamleye ihtiyaç duyan Boomer ve Smoker’ların işini oldukça kolaylaştırır. Takımınızın koordine olabilmesi için Voice Chat’i mümkün olduğu kadar kullanmaya çalışın.

Alan kontrolü:

Oyun boyunca her fırsatta saldırmak yerine, doğru yeri doğru zamanı seçmek daha faydalı olacaktır. Açık alanda yapacağınız bir saldırı, rakibi bölerek birbirlerinden uzaklaştırabileceğiniz bir alanda yapacağınız saldırılar kadar etkili olmayacaktır. Gerekli yerlerde beklemeli, rakip takım daha avantajlı olacağınız bir noktaya gelene kadar sabretmelisiniz. Haritalardaki pusu noktaları doğru kullanılırsa Infected için büyük avantaj sağlayacaktır; bu tür bölgeleri iyi kullanmayı, her Infected karakterinin rolünü öğrenmeyi unutmayın.

Rakibi gözlemlemek:

Infected’ın rakibin saldırılara karşı tepkilerini gözlemleyerek, yapacakları hareketleri tahmin etmeleri, Survivor’ları zor durumda bırakacaktır. Geride kalmaya ya da grubun ilerisinden koşmaya meyilli olan bir rakip takım oyuncusunu her zaman ilk hedef haline getirmek, işini kısa sürede bitirmenize yardımcı olacaktır. Özellikle takımının gerisinde kalan bir oyuncuyu, takımı ilerlerken pounce ya da pull etmek, rakibiniz tehlikenin farkına varana kadar yüksek oranda hasar vermenizi sağlayacaktır.

Alıştırma:

Infected olarak oynamak, herhangi bir FPS oyunu oynamaktan oldukça farklı olduğu için, bol bol alıştırma yapmak oyunda kısa sürede ustalaşmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle forumlardan bulabileceğiniz Hunter Pounce alıştırması yapabilmenize olanak sağlayan haritalar, Hunter olarak oynamanın en zevkli kısmı olan Wall Jumpları daha rahat yapabilecek seviyeye gelmenizi sağlayacaktır. Bunun dışında yine forumlarda bulabileceğiniz çeşitli komutları kullanarak, botlara karşı Infected olarak oynayabilir, yeteneklerinizi geliştirebilirsiniz.


Boomer:

Boomer’ların en önemli etkisi sürpriz bir saldırı ile rakibi paniğe sürüklemesidir. Olabildiğince fazla rakibin üzerine kusmalı, geri kalanları da etkileyebilmek için eğer durumu avantajlı görünüyorsa üzerlerine doğru koşmalıdır. Arkalarından yaklaşarak 1-2 melee ile dikkatlerini çekip rakiplerini kendisini yakın mesafeden öldürmelerini sağlayabilir. Boomer’lar daha geniş alanlarda daha etkili olacaklarını unutmamalıdır; her ne kadar 4 Survivor’ı birden bile ile kaplasa da, dar alanda gelecek olan zombilere karşı savunma yapmak çok kolay, ve diğer Infected’ların etkili bir saldırı yapmaları çok zordur. Boomer’lar düşük hit pointleri nedeni ile kolayca öldürülürler, bu nedenle bir köşede saklanmalı, rakibinizin önüne birden çıkarak saldırınızı gerçekleştirmelisiniz.

Hunter:

Oynaması belki de en zor Infected karakteri olan Hunter’a alışana kadar hayli alıştırma yapmanız gerekecektir. Mümkün olduğu kadar yüksek mesafelerden rakiplerinizin üzerine atlayarak daha fazla hasar almalarını sağlamalısınız. Hunter olarak oynarken, takım arkadaşlarınızın hareketlerini izlemeli, Smoker’ların saldıracak olduğu Survivor’lara saldırmamalısınız. Eğer rakip bir Boomer saldırısının etkisindeyse, ya bu saldırıdan etkilenmemiş oyuncuları hedef almalı, ya da pounce etmek yerine melee yapmayı tercih etmelisiniz; oluşan bu tür bir kargaşada sizi normal zombilerin arasında görmeleri zorlaşacak, yapabileceğiniz bir pounce’dan daha fazla hasar vermenize yardımcı olacaktır. Bir Hunter, hiçbir zaman birden fazla Survivor’ın olduğu bir bölgeye dalmamalı, takım arkadaşlarının gerisinde ya da uzağında kalmış bir Survivor olmadığı sürece her zaman bir saldırı yapmak için Smoker’ı ya da Boomer’ı beklemelidir. Özellikle Survivor’ların kenarlardan düşebileceği bölgelerde, pounce’un itici etkisini kullanarak diğer rakiplerini etkisiz hale getiren bir Hunter, takımının işini oldukça kolaylaştıracaktır.

Smoker:

Smoker’lar, düşük hit pointleri ve düşük hasar oranları ile ciddi anlamda strateji gerektiren bir oynanışa sahiptir. Rakibinizi dilinizle çekerek hasar vermeye çalışmaktan çok, bulundukları platformlardan düşürmeye odaklanmanız her zaman takımınıza daha faydalı olacaktır. Mümkün olduğu kadar görünmesi zor alanlarda saklanarak, takımdan ayrılmış ya da bulunduğu yerden düşebilecek oyuncuları hedef alıp, rakibinizi yavaşlatmalısınız. Bunun için Survivor’ın izleyeceği yolu kestirmeli ve avantajlı yerlerde pusuya yatmalısınız. Smoker’ın rakip takımı ayırmakla birlikte bir diğer görevi de alarmları çalıştırmalarına neden olmaktır. Etrafta alarmı aktif olan bir araç görürseniz, arkasına saklanarak Survivor’ları araca doğru çekmeye çalışın. Bu sırada atabilecekleri Molotov’lara da dikkat etmeniz gerekiyor, zira Molotov’lar araçlara çarpmadığı sürece alarmı tetiklemiyor.

Tank:

DLC ile birlikte birden fazla rakibe melee yapma özelliğini de kazanan Tanklar, rakibiniz için en büyük tehlikeyi oluşturuyor. Yapmanız gereken; öncelikle takım arkadaşlarınızın spawn olmalarını bekleyip size saldırılarınızda yardımcı olmalarını sağlamak, daha sonra da atılan Molotov’lardan mümkün olduğunca kaçınarak rakibe saldırmaktır. Yoğun ateş altındaki bir Tank, bir hayli yavaş hareket edecektir, bu yüzden uzak mesafeden rakibinize doğru koşturmak yerine, daha avantajlı olduğunu düşündüğünüz bir yerde onların size doğru gelmesini beklemek daha doğru olacaktır; ancak uzun süre hasar vermediğiniz zaman Tank’ın kontrolünü kaybedeceğiniz için çok fazla beklememelisiniz. Başarılı bir Tank olmanın bir diğer şartı da, çevrenizde rakiplerinizin üzerine doğru atabileceğiniz objeleri iyi kullanmaktır. Etraftaki bu tür objeleri kullanarak, bir kerede rakibinizin bütün oyuncularını etkisiz hale getirmeniz mümkün. Dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli nokta da, asla ve asla yere düşmüş ya da Smoker ya da Hunter tarafından yakalanmış bir Survivor’a saldırmamanız gerektiğidir.


GM Duncan Idaho

May 03

Left 4 Dead Versus Strateji Rehberi Bölüm 1: Survivor

Left 4 Dead Versus Strateji Rehberi

Bölüm 1: Genel Survivor Stratejisi

Takım Oyunu:

Survivor olarak hayatta kalabilmeniz için grubunuzun sürekli iletişim halinde olması gerekiyor. Oyuna entegre olan sesli konuşma sistemini kullanarak birbirinizi tehlikelere karşı uyarmak, başınız dertte ise yardım istemek, takım arkadaşlarınızın durumdan haberdar olmasını beklemekten her zaman daha iyidir.

Haritanın başında Safe House‘tan çıkmadan önce genel bir plan yapmak oyuna avantajlı başlamanızı sağlar. Özellikle her oyuncuya belirli bir görev atarsanız, Infected‘a nefes bile aldırmazsınız. Mesela bir binadan çıkarken bir oyuncu sağ tarafı, bir oyuncu sol tarafı kontrol eder, bir oyuncu arkanızı kollayıp bir oyuncu da önünüzden gelecek saldırılara karşı tetikte olursa sürpriz saldırıları kolaylıkla engelleyebilirsiniz.

Oyunun başında takımın ikili olarak gruplanıp, aynı gruptakilerin birbirlerinden sorumlu olmaları ani bir saldırıda bir kargaşa oluşmasını engelleyecektir; grupta bir kişinin başı dertteyse, partneri ona yardıma koşarken kalan iki kişi de onları mümkün olduğu kadar yeni saldırılardan korumalıdır.

Grubun sürekli beraber hareket etmesi de çok önemli. Herkesin birbirine (göz kararyıyla) en az 3, en fazla 6 metre mesafe uzaklıkta olması, hem Boomer saldırılarından bütün grubun etkilenmesini, hem de gruptan birinin rakibe tek başına yakalanmasını engeller.

Infected‘ın en çok işine yarayan durum oluşacak bir kaostur, takım halinde panik yapmadan hareket etmeniz, birbirinizi kollamanız onlara böyle bir fırsat vermeyecektir.

İlerleme:

Mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde, fazla beklemeden ilerlemek karşınıza daha az engel çıkmasını sağlar. Ancak çevrenizi kollamadan çok hızlı hareket etmeye çalışmak, gruptan ayrılmanıza ya da ani bir saldırıya neden olabilir, bu yüzden hız dengesini iyi sağlamanız gerekiyor.

İlerlerken geride bıraktığınız kapıları mümkün olduğunca kapalı tutun. Bu durum rakiplerinizin size ulaşmasını zorlaştıracak, arkadan gelecek saldırıları daha erken farkedebilmenize yardımcı olacaktır.

Silahların çoğunun duvarların arkasını da vurabildiğini unutmayın; açık alanlara çıkmadan önce, kapının yan tarafında çıkmanızı bekleyen zombileri öldürmek için duvarlara ateş edin.

İlerlerken gruptan kimsenin ayrılmadığından emin olun, geriden gelecek saldırılara karşı arkanızı, ve Smoker‘lara karşı çatıları kollamayı ihmal etmeyin.

Bir saldırıda kaç tane special infected öldürdüğünüze dikkat edin; Respawn Timer‘ın 30 saniye olduğunu da hesaba katarak, ilk öldürdüğünüz rakip ile son öldürdüğünüz rakip arasındaki zaman farkına göre, eğer karşı takımın tamamını öldürmeyi başardıysanız yeni bir saldırıdan önce mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde ilerleyin.

Infected‘ın Survivor‘a karşı en büyük avantajı, nerede olurlarsa olsunlar Survivor‘ların yerlerini Aura‘ları sayesinde görebilmeleridir, ancak bunu engelleyerek işlerini zorlaştırmanız mümkün. Basitçe bir süre yürümek (shift), eğilerek yürümek (ctrl) veya sabit durmak, karakteriniz konuşmaz ya da ateş etmezse Aura‘nızı tetiklemeyecektir. Bir süre boyunca tetiklenmediği zaman Aura‘nız sönerek Infected‘ın sizi görmesini engelleyecektir.

Aura‘nızı tetikleyen durumlar:

  • Koşmak (CTRL ya da Shift kullanmadan ilerlemek)
  • Melee (sağ mouse click) ya da ateş etmek (Minigun dahil)
  • Bomba atmaya başlamak. Sol mouse tuşa bastığınız anda auranız görünür olacaktır, ancak o andan itibaren hareket etmezseniz Aura’nız yine kaybolacaktır, bombayı attığınız (mouse tuşunu bıraktığınız) zaman bile.
  • Özel Infected saldırıları: Üzerinize kusan bir Boomer, sizi yere çivileyen bir Hunter ya da diliyle sizi çeken bir Smoker, saldırı bitene ya da etkisi geçene kadar sizi görünür kılacaktır.
  • Herhangi bir nedenle hasar almanız da aynı etkiyi yapacaktır.
  • Sesli komutlar: Karakterinizin konuşması da Aura‘nızı tetikler, buna yere düştüğü zaman yardım için bağırması ya da karakterlerin arada rastgele çıkardığı sesler/konuşmaları da dahil.
  • Yere düşen birini ayağa kaldırmaya başlamak. İşlem tamamlanana kadar auranız yavaş yavaş sönecektir.
  • Pill kullanmak auranızı görünür hale getirir, ancak First Aid Kit‘ler aynı etkiyi yapmaz.

Aura‘nızı tetiklemeyen durumlar:

  • Flashlight açmak/kapatmak
  • Yürümek (CTRL ya da Shift kullanarak ilerlemek)
  • Elinizdeki bombayı bırakmak (yukarıda bahsetmiştim)
  • Şarjör değiştirmek (Karakteriniz “Reloading!” diye bağırmadığı sürece işlem Aura‘nızı tetiklemeyecektir)
  • First Aid Kit kulanmak (Karakteriniz konuşmadığı sürece)
  • Zıplamak
  • Infected‘ın sizi görebileceği bir yerde bulunmak. (Aura, görme mesafesinden tamamen bağımsızdır)

Savunma:

Smoker: Smoker‘a yakalanan birine doğru koşarken, görüyorsanız Smoker‘a, göremiyorsanız Smoker‘ın diline ya da takım arkadaşınıza ateş edin. Takım arkadaşınıza ulaştığınızda hala kurtulamadıysa melee ile Smoker‘ın dilinden kurtarabilirsiniz. Bir saldırısı bu şekilde bozulduğunda Smoker, 2 saniye kadar hareket edemeyecektir. Bu süreyi onu öldürmek için kullanabilirsiniz. Bir oyuncuyu yakalamış ve daha sonra engellenmiş olan bir Smoker, yeni spawn olmuş bir Smoker‘dan her zaman daha tehlikelidir; saldırıdan sonraki ilk 30 saniye geçer geçmez, yeni bir saldırıya karşı tetikte olup, sürekli arkanızı kollamalı, çatıları kontrol etmelisiniz. Özellikle etrafında korkuluklar olmayan bir platformun üzerinde iseniz Smoker‘lara karşı çok dikkatli olmalısınız. Smoker‘ların bulunabileceği bölgelere bir molotov göndererek bir nevi korunma sağlayabilirsiniz.

Hunter: Çoğu oyuncu Hunter‘ı doğru bir şekilde kullanamadığı için, genelde çok büyük bir problem yaratmayacaktır. Hunter tarafından yakalanmış bir oyuncuya doğru giderken Hunter‘a sürekli ateş etmeli, ulaştığınızda melee ile arkadaşınızı kurtarmalı ve sonunda Hunter‘ın öldüğünden emin olmalısınız. Aynı anda saldıran 2 Hunter büyük kargaşaya neden olacaktır, bu durumda kalan 2 oyuncunun aynı kişiye yardım etmeye çalışması işinizi oldukça zorlaştıracaktır. Bu durumu engellemek için de daha önce bahsettiğim gruplama stratejisini kullanabilirsiniz.

Boomer: Boomer tarafından “fişlenen” bir oyuncu, hiç vakit kaybetmeden bir oda ya da bir köşe bulup savunmaya geçerek savunması gereken alanı büyük oranda düşürüp işini kolaylaştırabilir. Boomer‘lar genelde kustuktan sonra surviorların ortasına dalarak öldürülmeye çalışacaklardır, 1-2 kere melee yaparak onları yaklaşık 5 metre kadar uzaklaştırdıktan sonra öldürürseniz patlamadan etkilenmeden durumu atlatabilirsiniz. Bunun tam tersini yapmak ise, hem az da olsa hasar almanıza, hem de takım arkadaşlarınızın çoğunun peşine onlarca zombinin takılmasına neden olur. Etrafı dinleyerek duvarların arkasında saklanan Boomer‘ları öldürmek de işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Ayrıca, Boomer‘ların Smoker‘lar gibi çatılarda gezinmeyi sevdiğini de unutmayın.

Tank: Yakınlarda bir Tank olduğu zaman çalan müziği ya da Tank‘ın sesini duymanızla birlikte ilk yapmanız gereken şey, Tank‘ın üzerinize fırlatabileceği objelerin (araba vs) olmadığı bir alana yönelip birbiriniz ile aranıza yaklaşık 3 metre kadar bir mesafe koymanızdır. Bu mesafe Tank‘ın size yetişmesi durumunda aynı anda birden fazla kişiye vurmasını engelleyecektir. Etrafta gördüğünüz Special Infected‘ları, özellikle Boomer‘ları da mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde temizlemelisiniz; takım arkadaşlarından destek alamayan bir Tank‘ın başarılı olması oldukça zordur. Görüş alanınıza girmesi ile birlikte Tank‘a hasar vermek için elinizdeki bütün imkanları kullanın. İlk yapmanız gereken şey size ulaşacağı yolun üzerine bir molotov atarak ya da bir gaz bidonunu patlatarak Tank‘ı yakmak olmalı; alevlerin Tank‘a vereceği hasar işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda tüpler verdiği hasarın yanında bir de stun etkisi yarattığı için çok işinize yarayacaktır. Elinde Autoshotgun olanlar Tank‘a daha yakından ateş etmeliler, yoksa yeterince hasar veremezler.

Tank‘ın normal şartlarda sizden daha yavaş koştuğunu unutmayın; koşma hızınız azalmışsa pill kullanarak durumu lehinize çevirin. Tank‘tan kaçarken yüzünüz ona dönük olsun ve sürekli ateş edin; ağır ateş altındaki bir Tank, normal ilerleme hızının da altına düşecek, kısa süre içerisinde size dokunamadan ölecektir. Tank‘ın yerden bir beton parçası koparıp üzerinize atmasının uzun zaman aldığını da unutmayın, bu amaçla eğildiğini gördüğünüz anda bir yerlerde siper alın ve alacağınız hasardan, daha da önemlisi yere düşmekten kendinizi kurtarın. Son olarak; Tank‘a karşı savunma yaparken, kesinlikle düşmüş bir oyuncuyu kaldırmaya çalışmayın, onunla harcayacağınız süre boyunca Tank‘a verebileceğiniz hasar sizin için çok daha değerli olacaktır.

Witch: İlerlerken karşılaşacağınız bir Witch‘i uyandırmadan geçemiyorsanız ya bir Shotgun‘la Witch‘e arkadan yaklaşarak hemen headshot yapın (http://www.youtube.com/watch?v=KzcR21UXbBk) ya da Witch‘in size ulaşmasının uzun süreceği bir yere çekilerek Molotov+silahlarınızla en kısa sürede öldürmeye çalışın.

Eşyalar/Silahlar:

Silahlar: Kullanacağınız silahları dengeli bir şekilde seçmeye dikkat edin: 2 Shotgun ve 2 Otomatik silah ile ilerlemeniz her zaman daha avantajlı olmanızı sağlayacaktır. Hunting Rifle‘ın sadece deneyimli bir oyuncunun elindeyken işe yarayacağını unutmayın.

First Aid Kit/Pills: Health‘iniz 10 civarına düşmeden First Aid Kit kullanmamaya çalışın. Pill‘leri ise uzun mesafeli koşulara ya da Tank‘a saklayın.

Molotov: Tank çıkma ihtimaline karşı elinizde her zaman en az bir adet Molotov bulundurun. Eğer ikiden fazla kişide Molotov varsa, bölümde Tank olmadığını biliyorsanız veya Tank‘ı daha önce öldürdüyseniz, Molotov’ları ani saldırılarda zombilerin geliş yoluna atarak ya da Smoker‘ların pusuya yattıkları yerlere atarak kullanabilirsiniz. Özellikle alarmı tetiklenmeyi bekleyen bir araç görürseniz, onun yakınına bir Molotov göndererek aracın etrafında sizi paniğe sürükleyip alarmı tetiklemenizi sağlamaya çalışan rakiplerinizi temizleyebilirsiniz.

Pipe Bomb: Pipe Bomb‘ları Safe House‘a yapacağınız son koşularda, kalabalık saldırılarda ya da Boomer üzerinize kustuktan sonra kullanmak için saklamanız daha faydalı olacaktır.

Tüpler/Gaz Bidonları/Oksijen Tankları: Gaz bidonlarını özellikle final bölümlerinde Tank için saklamanız yararınıza olacaktır. Tüpleri kalabalık saldırılarda kullanabilir ya da Tank için saklayabilirsiniz. Oksijen Tüplerinin vurulduktan yaklaşık 3 saniye sonra patladığını unutmayın.

Strateji rehberinin bir sonraki sayıda yayımlanacak olan bölümü, Infected stratejileri ile ilgili olacak. Aranızdaki Left 4 Dead oyuncularının hazırladığım Strateji Rehberi ile ilgili yorumlarını bekliyorum.

GM Duncan Idaho

Nis 19

Doğru olamayacak kadar iyi bir haber: OnLive

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Game Developers’ Conference 2009 etkinliğine damgasını vuran OnLive servisi, bilgisayar oyunlarının geleceğinin şekillenmesinde büyük bir rol oynayacak gibi görünüyor.

GDC’09 etkinliğinden de önce haberleri gelmeye başlamış olan bu servis, bilgisayarınızda bir browser üzerinden, ya da televizyonunuza bağlayacağınız bir alet yardımı ile herhangi bir donanım güncellemesine ihtiyaç duymadan dilediğiniz bütün oyunları oynayabilmenizi hedefliyor. Rearden Studios firmasının ortaya attığı iddialara göre, aylık belirli bir ücret ödeyerek kayıt olabileceğiniz bu servis  yardımı ile oyun oynayabilmeniz için ihtiyacınız olan tek şey hızlı bir internet bağlantısı. Detaya girmek gerekirse, bilgisayarınızda Windows XP veya Mac OS X işletim sistemini kullanıyorsanız, browser üzerinden OnLive oyunlarını oynayabilmeniz için minimum 1,5Mbps hıza sahip bir internet bağlantınız olması gerekiyor. Eğer bilgisayarınız yoksa, aynı bağlantıyı kullanarak, televizyonunuza takabileceğniz bir OnLive konsolu aracılığıyla da oyunları oynayabiliyorsunuz. Ancak bu bağlantı, görüntü kalitesini bir hayli düşürebiliyor. Yüksek çözünürlüklü bir oyun deneyimi için ihtiyacınız olan bağlantı hızı ise yaklaşık 5Mbps.

Anlatılanlara göre yüksek miktarda sunucuyı senkronize bir şekilde çalıştırarak işlemci gücü ihtiyacını ortadan kaldıran servis, gecikme sorununu da gelişmiş bir video sıkıştırma yöntemi kullanarak çözüyor. Firmanın CEO’su olan Steve Pearlman, bu teknikle gecikmenin 1 milisaniyeye kadar düşürülebildiğini iddia ediyor.

Servis şu aşamada sadece sınırlı bir alana hizmet vermeyi planlıyor; problemsiz bir oyun deneyimi yaşayabilmeniz için Kuzey Amerika’nın 5 farklı bölgesinde bulunan OnLive veri merkezlerine en fazla 1000 mil uzaklıkta olmanız gerekiyor. Ancak, başarıya ulaşması ve tüm dünyaya yayılması halinde korsan kopyacılara ve konsol üreticilerine büyük bir darbe vuracak gibi görünen bu servisin gerçekleşme ihtimali ile ilgili derin şüpheler mevcut.

Stardock CEO’su Brad Wardell, OnLive servisinin sadece firmaya prestij kazandırma amaçlı sahte bir atılım olduğu inancında. Wardell’a göre eğer bahsedildiği gibi bir video sıkıştırma algoritması gerçekten geliştirilmiş olsaydı, bu algoritmayı geliştiren firma öncelikle finansman sağlama amacıyla bu algoritmayı video akışı sağlayan servislere pazarlamaya çalışırdı, ancak böyle bir şey olmadı.

Ayrıca böyle bir algoritma gerçekten geliştirilmiş olsa bile bu sorunları çözmeye yeterli olacak gibi görünmüyor; şu anda dünya genelinde internet bağlantılarının kalitesinin bu tür bir yükün altından kalkabilecek kadar iyi olmadığı bir gerçek. Ufak paket kayıplarının bu tür bir servis üzerinden oynanmak istenen oyunları oynanamayacak hale getirmesi çok muhtemel.

Bunlarla birlikte bir de veri merkezlerinde kullanılacak olan sunucuların donanım gereksinimleri ve bunların getireceği maliyet var ki bu da her ne kadar büyük bir problem olsa da, aşmak için birçok yol mevcut.

Bütün bu şüphelere rağmen Electronic Arts, THQ, Take-Two Interactive, Codemasters, Eidos, Atari, Warner Bros., Epic Games ve Ubisoft gibi firmalar OnLive servisi üzerinden dağıtım yapmak için kolları sıvamış, hatta OnLive’ın “Gaikai” adında bir de rakibi duyurulmuş durumda. Sonucun ne olacağını ise, büyük ihtimalle 2010 yılının başında görebileceğiz.

Nis 05

I farm or my family starves

Chinese Gold Farmer'ların en büyük gelir kaynağı: World of Warcraft

Chinese Gold Farmer'ların en büyük gelir kaynağı: World of Warcraft

Devasa Online oyuncularının üçte birinin başvurduğu oyun içi para, eşya ya da hazır karakter satın alma yöntemi, bu amaçla bir çok şirketin kurulması ile günümüzde gittikçe popülerleşen bir para kazanma yöntemi haline gelmiştir. Her ne kadar bazı oyunlarda bu bir hile olarak kabul ediliyor ve hesabınızın silinmesine neden olabiliyor olsa da, başta uzakdoğu kaynaklı yapımcı firmalar olmak üzere bir çok oyun firması devasa online türünde piyasaya sürdüğü oyunlarda bu yöntemi kullanarak bir gelir sağlamaya çalışıyor.

Gold Farming'in İcat Edildiği Oyun: Ultima Online

Gold Farming'in İcat Edildiği Oyun: Ultima Online

İlk olarak Ultima Online oyunu için eBay üzerinden oyun içi eşya, materyal, ev, hatta ev koyulabilecek arazi satışı ile başlayan bu tür satışlar, oyunlarda karakterini geliştirmekle vakit kaybetmek istemeyen, oyuna üst seviye bir karakterle başlamak ya da karakterlerinin gelişimlerini hızlandırmak isteyen oyunculara büyük kolaylık sağlıyor.

Bu sektör özellikle Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşları için önemli bir geçim kaynağı olduğu için, bu işle uğraşan kişiler “Chinese Gold Farmer” olarak anılmasına neden oluyor. Çalışan sayıları 5 ila 10000 arasında değişen firmalar, büyüklüklerine göre farklı şekillerde çalışıyorlar; İnternet kafelerden bilgisayar, çeşitli ilanlardan da “Farmer” olarak çalışacak işçiler kiralayanlar, kendi ofislerinde maaşlı ve sigortalı çalışan işçilere sahip olanlar, bağımsız işçilerden oyun içi para satın alıp bunları pazarlayanlar, ya da oyuncuların hesaplarını kırarak, kredi kartı bilgilerini çalarak yasal olmayan yollardan para kazanmaya çalışanlar, Çin Halk Cumhuriyeti’nde en az bir milyon kişiye geçim kaynağı sağlayacak güçte bir finansal altyapı oluşturmuş bu tür firmaların çalışma prensiplerine örnek teşkil ediyor.

Ultima Online

Ultima Online

Bu sektör devasa online oyunu yapan firmalara milyonlarca dolar kazandırıyor olmasına rağmen, bu amaçla kullanılan farmer hesapları Blizzard gibi firmalar tarafından açığa çıkardıkları anda kapatılıyor. Bu da sektöre kapatılan hesap başına yaklaşık 100$ gibi bir maliyet getirdiği için küçük çaplı firmaların iflasına, ya da yasal olmayan yöntemlere başvurmasına neden olabiliyor. Avrupa sunucularında bu tür firmaların hesaplarının kapatılmasına rağmen, uzak doğu ülkelerindeki sunucularda bu tür bir uygulama yapılmıyor olması, “Chinese Gold Farmer” teriminin ne kadar isabetli bir şekilde ortaya çıktığını da kanıtlıyor.

Chinese Farmer Workshop

Chinese Farmer Workshop

“Chinese Gold Farmer” teriminin ilk akla getirdiği imaj aslında gerçekten çok da uzak sayılmaz. Yaşları çoğunlukla 12 ila 20 arasında değişen, üniversite eğitimi ya da profesyonel hayata atılmak için herhangi bir birikime sahip olamayacak, düşük gelir düzeyine sahip bir aileyden gelen, gününün tamamını bilgisayar başında bu işle uğraşarak geçiren bu işçilerin günde yaklaşık 10 saat kadar çalışmaları karşılığında aldıkları ücret, eğer başarılı bir gün geçirdilerse, topladıkları eşyalardan kazandıkları primi de ekleyince 8 ila 15 dolar arasında seyredebiliyor. Bazıları kendilerine bir bilgisayar satın alabilecek kadar başarılı olup, sonunda evde kendi odalarından çıkmadan yaşamaya başlıyor.

Chinese Gold Farmer

Chinese Gold Farmer

Bilgisayar kullanımı ile ilgili bir testten geçtikten sonra firmaya kabul edilip, 7/24 açık olan workshoplarda,internet kafelerde ya da evlerinde vardiyalar halinde gece gündüz çalışan işçiler, genellikle belirli bir yaşa geldikten sonra başka bir iş aramaya koyuluyorlar. Başlarda oynamaktan zevk aldıkları oyunlar yavaş yavaş ailelerini geçindirmek için zorunlu bir iş haline geldiği için bazıları bu riske girmeyi göze alamıyorlar.

Her ne kadar “Oyun oynayarak para kazanmak” ilk düşüncede kulağa hoş gelse de, “Chinese Farmer” olarak anılan bu işçilerin büyük bölümü bu işi zorunluluktan yapıyorlar. Devasa Online sektörü büyüdükçe de özellikle gelir düzeyi düşük ülkelerde bu sektöre yönelen kişilerin sayısı da artmaya devam ediyor.

Mar 23

Vin Diesel Oyunları

vin1

Başlığı görünce ilk akla gelen “Vin Diesel’in baş rol aldığı filmlerin kıytırık oyunları” konsepti olsa da, aslında konu bunun çok ötesinde. Hikayemiz şöyle başlıyor: Benim ve bu yazıyı okuyan (büyük ihtimalle) herkesin olduğu gibi bir oyun meraklısı olan Vin Diesel, rol alması, ses aktörlüğü yapması ya da sadece adının kullanılması gibi yapılan onlarca teklifin ardından, “Saving Private Ryan” setinde tanıştığı Steven Spielberg’ün oyun sektörü ile ilgili çalışmalarından etkilenip, 2002 yılında kendi oyun stüdyosunu, Tiglon Studios’u kurmaya karar verir.

“Bir aktörden ne kadar iyi bir oyun yapımcısı çıkabilir ki?” diye düşünmeyin. Vin Diesel aynı zamanda Pong, Galaga, Space Invaders, Pac-Man gibi oyunlarla oyun dünyasına adım atıp, Atari, Coleco derken modern PC oyunlarına kadar bir çok oyunun başında saatlerini geçirmiş bir oyuncu. Dungeons & Dragons dünyasına, masaüstü rol yapma oyunlarına olan ilgisini belirtmekten, oyunlara olan bakış açısını da D&D’nin babası Gary Gygax’tan aldığını da belirtmekten çekinmiyor.

perrone1Firma, ilk projesini “Perrone” olarak belirler. Diesel’in Grand Theft Auto serisinden esinlenerek tasarladığını söylediği bu oyunda mekan olarak, Bronx’un 70′lerdeki hali seçilir. Oyunda aşırı agresif ama başarılı, Frankie Perrone adında bir polisin hayatının konu alınacağı kararlaştırıldıktan sonra çalışmalara başlanır. Oyunda o zamanın politik, ekonomik, kültürel şartlarının oyuncuya yansıtılacağı, 70′lerde yaşanan tarihi olayların benzerlerinin oyuna dahil edileceği gibi detayların dışında pek bir bilgi yok. Oyunun çıkış tarihi de henüz belli değil.

Tiglon Studios’un projeleri arasında, Aksiyon/Rol Yapma türünde bir oyun olan, Vin Diesel’in masaüstü Dungeons & Dragons oyunlarından birinde kullandığı karakter üzerine kurgulanmış “Melkor”, firmanın “sinematik anlatımın atmosferine başarılı bir oynanış tarzı ekleyerek Vin img_6820_riddick1

Diesel’in kendisinin de severek oynayacağı oyunlar yapmak” olarak belirlenmiş hedefine tam 12′den isabet eden, başarılı FPS oyunu “Chronicles of Riddick: Escape From The Butcher Bay”, çıkış tarihi olan 7 Nisan’ı iple çektiğim devam oyunu “Riddick: Dark Athena” ve önümüzdeki hafta çıkması beklenen GTA benzeri “The Wheelman” var. Ancak Vin Diesel’in favorisi, 3 yıldır yapımı süren ve çıkış tarihine en az bir dört yıl daha olduğu söylenen Devasa Online oyun: “Barca B.C”.

NOT: Önceki sayıda bahsettiğim Left 4 Dead rehberini, DLC’nin yakında çıkacağı haberini almam üzerine ertelemeye karar verdim. DLC ile birlikte oyuna eklenenleri de inceleyerek, daha güncel ve daha kapsamlı bir strateji rehberini yakında bu bölümde bulabilirsiniz.


  • Kore’li Jae Ho Jang’ın, WeMade FOX takımında Warcraft III oynaması için 470.000$’dan fazla transfer ücreti aldığını,
  • Bu sene içerisinde üç adet Need For Speed oyunu çıkarılmasının planlandığını, bunlardan birinin Devasa Online Yarış türünün ilk örneği olacağını,
  • Blizzard’ın “Her sene sadece bir adet hit oyunu piyasaya sürmeyi planlıyoruz” açıklamasının otoriteler tarafından “StarCraft II Aralık’ta geliyor” şeklinde yorumlandığını,
  • StarCraft II’de Kerrigan ve Jim Raynor’ı seslendiren aktörlerin değiştirilmesi nedeniyle fanların isyan çıkardığını,
  • Fallout’un isim haklarını Bethesda’ya satan Interplay’in, Fallout Online’ın patentini inatla elden çıkarmadığını,
  • Nintendo DS’in toplam satış rakamlarının 100 milyona ulaştığını, ama Playstation 2′ye hala yaklaşamadığını (136 milyon),
  • Haziran ayında çıkması planlanan, orjinal filmdeki karakterlerin canlandırılacağı bir Ghostbusters oyunu olduğunu

Biliyor muydunuz…

Çıktı Çıkacak…

  • Pokemon Platinum (DS)
  • Final Fantasy Crystal Chronicles: Echoes of Time (DS)
  • Command & Conquer: Red Alert 3 (PS3)
  • BattleForge (PC)
  • Major Minor’s Majestic March (Wii)
  • Wanted: Weapons of Fate (360, PS3, PC)
  • Wheelman (360, PS3, PC)
  • Guitar Hero: Metallica (PS3, 360, Wii)
  • The Last Remnant (PC)

Kafein Cs-dergi

  • - Kafein ... -
    Kafein Canlandırır...

    Kafein Tanıdıktır...

    Kafein Uyandırır...

    Kafein Bağımlılık Yapar...




  • Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar

© Kafein Cs-dergi. Bazı hakları saklıdır.
Tema [Smashing Magazine]

Yukarı Çık