özgür yazılım günlerinde tutsak bir öğrenci’den özgür yazalım çağrısı

Günlerdir beynimde bir özgür yazılım meselesidir gidiyor. Gayet edebi bir köşenin başına kurulmuşken, konu özgür yazılım olunca insan bir duraksıyor önce. Ardından ne yapabilirim, nasıl altından kalkabilirim, konuyu nerden bağlayabilirim soruları… Sonra hop, gerçek yüzüm ortaya çıkıyor: üç noktaya gereken değer verilsin! Öyle her cümlenin sonuna üç nokta, olmuyor ama di mi? Neyse, bu halden [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

IV. herkesin başka tarafından uzanır bir yol Kasımpaşa’ya.

I. rahatlıktan insanlığa
ne rahat ahkâm keser insan bilmedikleri hakkında,
ne rahat över özendiğini ya da olduğunu.
anlamaya çalışmanın fayda etmediğini görmeyedursun insan,
ne rahat vazgeçer anlamaktan.
ne rahat yerer anlamadığını.
nasıl da sahip çıkar kimi insan kimliğine, ben bilmemneyim!
sen benim bilmemkim olduğumu,
sen benim bilmemneyi yaptığımı,
sen benim’le başlayan vesairle devam eden [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Burda kendimi temsilen bulunamıyorum Hikmet Bey!

Burda kendimi temsilen bulunamıyorum Hikmet Bey!
Siz kendinizi temsil ederken, ben sizinle kendimi temsil etmeye çalışıyorum. Yüzsüzlüğünüzle oluşturduğunuz yüzünüzün karaktersizlikten çok karakterliliğe geçişini örnek alıyorum izninizle. Bu örnekleri hangi deneylerimde kullanacağımı bilmiyorum. Bilseydim, önce kendi örneklerimi denerdim muhtemelen. Kırılmayın n’olur, her ne kadar etkilemiş olsanız da beni, yüzümdeki tetiği çekmeyi bir ben bilirim. Beni ateşlemenize izin [...]

Tags: , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

adını henüz koymadım

çok hata yaptım ben sevgilim.
hatam kollarımı aşk diye şiire sıvayışımdaydı.
acemi bir şairin kurduğu mısralara düşürdüm seni.
aşklardan kalan bir aşkın dibine koydum.
boşluk doldurmaca oynadım gözlerinle.
elbette tuttum ellerini,
ama parmaklarım başka aşklar anlattı parmaklarına.
tırnaklarımı geçirdim sussunlar diye,
canını yaktım senin, sırf canın yanmasın [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

r e s e p s i y o n d a k i a d a m

Günlerden pazar, her zamanki saçma yoğunluğun esamesi okunmuyor otelde. Cumartesi gecesini alabildiğine eğlenme çabasıyla geçiren kederli kalabalığın, aslında ne kadar beceriksiz olduğunu kendine kanıtladığı gündür bugün. Haftasonu kaçamağının bitişini taşıyan asık yüzlerin arasında sürekli gülümseyen bir benle beraber.
Her sıfıra değen parmağın cevabı olan bir ben varımdır bu otelde. Ondandır beni çocukların sevmesi. Kimisi yüzüme bakmaz [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

gün-ah cumartesi

ölümlerden ölüm beğenen kararsız bir gecede,
en kısa kalabalıklar iklimindeydik.
onardığımız kabuğun işçileriyle içli dışlıyken,
aniden gel-en zamansız gün-ah cumartesiydi!
zaferleri kıl payı kaçırırken ipini koparan her sözcük,
gerçek ayıplarımız yüzleşiyordu sahte kayıplarımızla.
anlam: karanfil kokan bir yalandı yakamızda.
zamanla kapandık ama zamanla kararmadık.
matem başucu kitabımızdı, [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

s i k l a m e n

yerini beğenmemiş çiçek çaresizliği yerleşir solgun tenime
kokusunda damar bezenip gezerken yorgun bir curcuna ellerin
kurumuş yanımın yapraklarını koparır bırakırdın ya beni kenara
anlıyordum hep oysa umutların parmak uçlarındaydı senin

toz içinde saksım pişman keneler yapışır gelişigüzel etime
yüreğin gözlerinden boşanan bir sel hıçkırıkların berrak
bükük gövdemin kollarını budar sulardın ya beni ayda yılda
bir damla düşerdi toprağa ki tohum diye belki [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

aklımdan geçtiler

cool ol, olur mu?
trip at, çemkir, şimdiki gençlik ol yani, oha falan ol!
ama bana dokunma, bir elleme beni.
haklısın, bencilim.
hep kendimden söz ederim.
başkasının derdini dinlemeyi sevmem.
çok rol yaparım, iyi de yaparım.
dengesizim, hiç sakin değilim.
çok bağırıyorum, belki en az Tezer kadar.
gerçi şimdi Didem var, o da güzel bağırır, pek içerden..
[...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

gelmekten ziyade dönüş mecburi

2006′da yazdığım bir metinden:
“Sevdiklerim adına hep uzun yollar gitmek benim yazımdı sanırım. Küçükken abime giderken uçağa bindiğimde nasıl da sevinirdim. Sonunda o sevincin bağımlısı olmuştum işte. Bazen sadece gitmek istiyordum. İki saatlik yolu günlerce, aylarca gitmek ve öyle varmak ya da hiç varmamak. Sanki önemli olan buluşmak değil de gitmekmiş gibi. Gidişler istiyordum ben hep [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

145T

“sevmiyor” sokaklarında barınamayız çıplak tavırlarla
sap yeşil olsa da oktur kan lekesi
içten içe saplanır göğsümüze, delidir kırmızı
tutup silker omuzlarımızdan var kuvvetiyle de
sarmak bazen kabuğuyla bir olmaktır yaranın
yani sırf “seviyor” çıksın diye dolanır
parmaklarımızdan filizlenen sarmaşıklar
mistik umutların meskeni cesaretimize
gövdemize tutunur, çekeriz sap niyetine kalbimizi
seviyor der o buruk coşkuyla -solumuzdaki [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Sobe

iki el açılır öne, birden farkedilir;
hiç kıtlatılmamış parmaklar,
tırnaklara güvenen parmak uçları,
ve uçlarda konaklayan bir takım korkular.
doğrular biriktikçe aranır elde bir;
çalar, açılmaz, açılırsa acır biraz
bir avuç delinir, hep birden farkedilir;
ne çoğaldıysa kapatmaya dair.
sorulmaz.
cevap balonu dolmadan patlar akılda, konuşulmaz.
ondandır;
göreceksin,
görmediklerin gelip korkutur yoksa geceleri!
ilk gece ayaklarını sokarsın gerisin geri, [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
 sayfa 1 / 3  1  2  3 »