Azra…

Son günlerde birlikte zaman geçirmekten keyif aldığım bir arkadaşım var. Adı Azra. “Kaç yaşındasın?” diye soran teyze ve amcalara sağ ya da sol elini kaldırıp 5 parmağını açarak “İşte bu kadaaaar” diyor ancak, şimdilik 4 yaşında.

Annesine sürekli mızırdanan, “Sularla oynayacağım”, “Aman dur anne izin ver de şu dolapların içindeki tabak çanağı çıkarıp salonun orta yerine yayıp bir evcilik oyunu kurayım” gibi aklından türlü fikirler geçen bu zeka küpü nedense annesi dışında herkesin söylediklerine pek bir önem veriyor. “Anlayamadım, ne demiştiniz acaba?”lar, “Evdekilere selam söyleyin”ler havada uçuşuyor.

Aslında biraz düşünüldüğünde herkesin bildiği şeyi çabuk kavradığı farkediliyor, yani evlatların nazını çekebilecek tek varlığın anne olduğunu… Annesi kızınca yine annesine sarılıyor, annesi izin vermeyince ona yalvarıyor. Bu hep böyle, annesi olmadan kendini yalnız hissediyor.

Bugüne kadar hiç bu kadar küçük bir arkadaşım olmamıştı, bu cin fikirlinin nice yaşı büyük arkadaşlarımdan daha akıllı olması beni heyecanlandırıyor. Kucağıma oturup gözlerini koskacaman açıp merak ettiği soruları sormasını, yetişkin bir genç kızmış gibi benimle sohbet etmesini görmelisiniz. Evet zaman zaman inatçı damarına gelmiyor değilim ama boynuma sarılıp yanaklarımdan öpmesi unutturuyor her şeyi.

Üzüntüleri, annesinin hoşuna gitmeyen bir şey sonucu bağırması ve mutlulukları, sandalyeye çıkıp bulaşık yıkamak bahanesiyle sularla oynamak olunca kıskanmadan edemiyorum onu. En çokta tertemiz yüreğini kıskanıyorum. Acıtılmamış, kırılmamış, canı yakılmamış kalbini.

Yaklaşık bir ayda manevi olarak çok şey öğrendim ondan. “Baar Abla” deyişine bile aşığım.

Buyrun kendiniz görün.



Not: Özgür Yazılım ve Linux Günleri’nin çocuklar kadar saf ve neşeli geçmesi dileğiyle.

Paylaş ve Eğlen:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • Live
  • MySpace
  • Twitter
  • Yahoo! Bookmarks
  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Bir yorum yazın