Dünya Dokunmatik Teknolojisine Yöneldi…

Bu gün evime giderken aldığım derginin sayfalarını karıştırmaktaydım. Çok konuşulacak Microsoft projeleri başlığında bir yazı dikkatimi çekti ve pür dikkat okumaya başladım. Sonra eve gidince bu konu üzerinde araştırmama devam ettim. Microsoft dokunmatik teknolojilere kafayı takmış durumda diyebilirim. En çok önem verdiği teknolojilerin ilkleri arasından üçünün dokunmatik teknolojileri yer almakta. Bir çok firmanın ve teknolojik ürünün artık bu dokunmatik teknolojiye bu denli hızlı bir şekilde yönelmesi bize; yakın gelecekte gene bir çağ atlama süreci görüleceğinin ve artık kullandığımız farelerimizden veya klavyelerimizden nostalji yaparken bahsetmeye başlayacağımızın habercisi olarak yorumlanabilir. Ben nostaljik bir adam olarak kalemimle anca vedalaşmışken ve klavyenin tuşlarına parmaklarım yenice alışmışken, gayet mutlu ve mesut yaşarken sanırsam bu teknolojiye en son geçenlerden biri ben olacağım. Yine de gelin yakından bir göz atalım bu projeler nelermiş…

touch_table

Birincisi Pictionaire adı verilen yazılım ile çalışan interaktif masa yazılımı; bunun amacı başta toplantılar ya da grup çalışmalarında daha interaktif bir ortamda sunumları, gösterimleri tartışmaları daha görsel ve işitsel ortamda yapmak. Ayrıca bu yazılım birçok kullanıcının eş zamanlı olarak klavye sayesinde ya da dokunarak konuya müdahale etmeleri değişiklik yapma olanakları veriyor. Onun dışında kendisine küçük bir pencere yaratarak orda herkeste ayrı bir uygulama üzerinde çalışabilme özgürlüğü de bulunmakta. Bu teknolojik ürünün Pazar payının çok büyük olacağını düşünen Microsoft bunu restoran barlar dahil bir çok şirketin genel kullanım alanlarından faal bir şekilde çalışan birer süper masa olarak sunmak istemekte. Bir restoranda bu masalar ile menüyü görebilecek garsona dahi ihtiyac duymadan sipariş verecek, yemeğiniz masaya gelene kadar film izleyebilecek yada internete girebileceksiniz. Hatta yemeğiniz masanıza gelse dahi pencerenizi bir parmak hareketi ile boş bir alana çekip yeninden boyutlandırıp kaldığınız yerden izlediğiniz şeye devam edebileceksiniz. Ayrıca hesabınızı istemenize bile gerek kalmadan kredi kartınızı masanın üstüne koyarak ödeme işlemi yapabileceksiniz. Bu kullanım için tasarlanan düşüncelerden sadece bir tanesinin pratikleştirilmiş ve hayata uygulanmış halinin örneği. Microsoft bu teknoloji ile tüm dünyanın çoğunluğunu Windows işletim sistemlerinden sonra gene kendi teknolojisini kullanır hale getirmek istiyor gibi gözükmekte.

Microsoft’un heyecanlandığı ikinci dokunmatik teknolojisi ürünü ise “LucidTouch” adında olan Şeffaf dokunmatik ekran. Küçük boyutlu dokunmatik ekranları kullanmak, büyük parmaklı kullanıcılar için adeta bir işkence haline dönüşmekte. Bu konu üzerinde sivri bir zeka ürünü olarak sundukları bu şeffaf dokunmatik ekran, iki tarafına birden dokunulduğunda verilen komutu yerine getiriyor. Bu projeyi devamında katlanabilir ve ya açılabilir dokunmatik ekranlar üretme fikrinde olan Microsoft. Açılan boyuta göre kendini ayarlayan yada sanki sayfa çevirirmiş gibi yaparak sayfaları değişecek e-kitaplar, e-gazeteler, e-dergiler vb… fikrinde olduğunu açıklamış durumda. Diğer projeler arasında ticari ürüne dönüştürülme süreci en uzun olacak proje bu olarak gözükmekte.

touchwal

Son olarak, geçen sene beni ve bir grup arkadaşımı içine çeken ve bize yüksek bir motivasyonla eğlenerek programlama maceraları dolu günler geçirmemizi sağlayan projeyi anımsatan, “Touch Wall“ adını verdiği dokunmatik yazılım ve dokunmatik arabirimi teknolojisi bulunmakta. Bu teknoloji kısaca bir duvar kadar büyütülmüşü olarak tanımlaya biliriz. Aynı anda birden fazla kişinin kullanıma olanak sağlayan bu teknoloji ise sunumlarda kullanılabilecek ve kurumsal müşterilere hitap edecek bir cihaz olarak düşünülmekte.

Dokunmatik teknoloji konusunda olmasa da aslında bu üç proje içinde alternatif yöntemlerle farklı projeler ortaya atan ve yukarıda bahsettiğim gibi bizimde bir projesini takip ettiğimiz Johnny Chung Lee(Ph.D., Human-Computer Interaction at Carnegie Mellon University) var ki sitesine girip biraz bakınmanızı isterim. İnsan bilgisayar iletişimi konusunda Ph.D yapan bu akademisyen kişilik gerçekten ortaya attığı projelerle benim çok ilgimi çeken çalışmalara imza atmış durumda. Bir başka artısı da çokta yüksek olmayan meblağlarla temin edilen bazı donanımları modifiye ederek inanamayacağınız kadar güzel şeyler yapabilmenize imkan sağlıyor. Geçen seneki projemiz bir Wii-mote(Wii oyun konsolunun kumandası) özelliklerini kullanarak bir çok kullanıcılı bir ekran yapmak oldu ve sene sonunda Turing Days’te verdiğimiz sunumda bunu kullanarak tanıttık. Bekli, ilerleyen haftalarda geçen seneki projemizin ne olduğunu, yaşadığımız süreçlerin bize kattıklarını ve sonunda gelebildiğimiz aşamayı sizlerle detaylı bir şekilde paylaşan bir yazı yazarım…

Bana ardaeren13@gmail.com e-posta adresinden ulaşabilir, eleştiri ya da paylaşımlarınızı yollayabilirisiniz.

Ps_0: Johhny ile ilgimi çeker diyenler içinà http://www.cs.cmu.edu/~johnny/

Paylaş ve Eğlen:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • Live
  • MySpace
  • Twitter
  • Yahoo! Bookmarks
  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Bir yorum yazın