• Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar
Blue Orange Green Pink Purple

Gerçel ile Yapay Arasında: Yeni Dünya…

Teknoloji kategorisi altında Pazartesi, Mart 23rd, 2009 tarihinde Arda Eren tarafından yazılmıştır.
Mar 23

Tüm dünya olarak önüne geçilemez bir çağ değişimi yaşıyoruz ve toplum olarak ayak uydurabilsek de uyduramasak da bilişim çağının etkilerini hayatımızın her yerinde görüyor ve hissedebiliyoruz.

Bilişim çağıyla birlikte hayatlarımızdaki birçok kavram, ya bir diğeriyle yer değiştiriyor ya da kendisi değişiyor. Bilişimle gelen, internet ve diğer teknolojilerin bize sağladığı kolaylıklar ve imkânlar, birçok yerde zarar mı yoksa yarar mı getirdiği tartışmaları olsa da, yadsınamaz.

İnsanlar, hayal güçlerini, istedikleri gibi yansıtmak ve düşündükleri şeyin yansımasını aynı mükemmellikte görmek istiyorlar. Bunu yapabilmeleri için de birçok yazılım geliştiriliyor ve bunlardan yararlanılıyor. İnsanların daha güzeli görmeye olan istekleri, mükemmel arayışı, kendilerine göre ideal olan görüntüyü elde etme ve hayal güçlerini yansıtabilme ve çoğu zamanda olmayan bir gerçekliği yaratma arzusu, bir bakıma onların fotoğraf düzenleme yazılımlarına olan ihtiyacını da doğuruyor. Ve yazılım şirketleri, onların bu taleplerine karşılık verebilmek için birbirleriyle yarışıyor ve her geçen gün bazen taleplerin bile önüne geçerek yeni sürüm ve eklentilerle yazılımları geliştiriyorlar.

Günümüzde, hemen hemen her yerde fotoğraf düzenleme yazılımlarının kullanıldığını görüyoruz. Fotoğrafçılık, reklâm görselleri, film afişleri ve kendi başına bir sektör haline gelmiş olan logo tasarımları bunlardan en önemli olanları. Bu kadar çok alanda kullanıldıkları için, pazardaki yerleri de bir o kadar büyük ve önemli hale geliyor. Dünyada en çok kullanılan programlar arasında ilk 10’un içindeki fotoğraf düzenleyiciler, çok yüksek fiyatlara satılıyorlar. Her ne kadar kopyaları kullanılabiliniyor olsa da evinizde bu programlardan birinin kopyasını bulundurduğunuzun öğrenilmesi durumunda bu, suç sayılıyor. Yine de çok da fazla kontrol altında tutulmamasından dolayı birçok insan kopyalarını kullanmaya devam ediyor. Ancak, fiyatı 1000–1500 dolar arasında değişen bu programlar yine de kar edebiliyor ki bu da bize insanların bu programları ne kadar çok kullandığını gösteriyor. Bu programların ne kadar çok kullanıldığının başka bir göstergesi de, işlemciler Windows ve Mac.’in herhangi bir ekstra ücret ödemeden alınabilen, programları arasına fotoğraf düzenleyicileri koymalarını gösterebiliriz. Bu programlar sayesinde, piyasada bulunan Photoshop ve benzeri programlar kadar kapsamlı olmasalar da fotoğraflarda bazı küçük düzenlemeler yapılabilmekte.

Aslında, fotoğraf düzenleme yazılımları genel olarak bakıldığında, profesyonel kullanıma yönelik olmalarına rağmen insanlar tarafından bireysel amaçlara yönelik olarak da kullanılıyorlar. Öyle ki, profesyonel olarak bu işle ilgilensin ya da ilgilenmesin birçok insan evlerinde bu programları kullanarak kendi fotoğraflarını düzenliyor. Bunu yapmayı öğrenmek için, internette kullanabilecekleri çok sayıda forum ve içerisinde özel ders videoları bulunan siteler bulunuyor. Eğitim videolarının bulunduğu birçok site, paralı olduğu için, bu durum böyle siteler için yeni bir gelir kapısı açarken, bu sitelerde öğrendiklerini uygulayan çok sayıda insan için de başka bir gelir kapısı açılıyor. Bu yüzden, internette ve gazetelerde Photoshop kullanabilen insanların arandığı birçok ilan görebiliyoruz.

Bu yol ile açılan bir başka gelir kapısı ise fotoğraf yazılımların sayısının artması, gelişmesi ve herkesin evine girmesi ile daha çok insan tarafından bilinen ve yaygınlaşan “dijital sanat” kavramı oldu. Christiane Paul’ ün, “Digital Art” adlı kitabında yer verdiği ve dijital sanatın doğuşunu anlattığı “World Art” bölümünde, son zamanlarda 1milyondan fazla üyesi ve çok sayıda takipçisiyle fotoğrafçılar ve dijital sanatçılar tarafından çok önemli bir yere sahip olan “DeviantArt” sitesinin ilk zamanlarından da bahsediyor. Kitabın çıkış yılı ile aradan geçen 5 yılda sitenin öneminin gün geçtikçe arttığını ve sanatçılara eserlerini satabilme olanağı sağlaması ile ciddi bir gelir kaynağı haline geldiğini görüyoruz. C. Paul’ ün, kitabını yazarken sözü geçen siteden, ileride insanların internet giriş sayfaları yapacakları site olacağını söylüyor ki 2008 yılı itibariyle, birçok insan için bu durumun gerçekleştiğini görebiliyoruz. Deviant, kelime olarak “olağandışı” anlamına geliyor. Sitenin adının Türkçeye çevrilmiş halinin “Olağandışı sanat” olması da dijital sanatın şimdiye kadar olandan farklı olmasından kaynaklanıyor. İnsanlar dijital çizimlerinde hayal güçlerini yansıtıyorlar ve bunun olağan olması beklenmiyor; fakat doğal olanı gerçekte olmayan bir şeye dönüştürmek ve kusursuzlaştırmaya çalışmak, söz konusu olan, bir insan ya da bir manzara olsun “olağandışı” oluyor. Sadece bir gelir kaynağı olarak bakarsak ise DeviantArt ve benzeri siteler, insanların yaptıkları eserleri daha çok kişiye ulaştırabilmeleri ve satabilmeleri açısından gün geçtikçe daha önemli bir role sahip oluyorlar.

Geçmişe baktığımızda, bu tür fotoğraf düzenleme yazılımları çıkmadan önce de fotoğrafları düzenlemek için kullanılan yöntemler olduğunu, imkânların kısıtlı olması nedeniyle daha çok el emeğine dayalı fotoğraf düzenlemeleri yapıldığını görüyoruz. Bu dönemlerde fotoğrafı istenilen forma getirmek için, iki fotoğrafın istenilen yerlerinin kesilip birleştirilmesiyle ve fotoğrafların birleştirilen son halinin de fotoğrafının çekilmesiyle fotoğraf düzenleme işlemi tamamlanıyordu. Bu işlemlerde yapılmaya çalışılanların birçoğu sanatsal değer taşıyordu. Ancak, bu durum insanların hayal güçlerinde yarattıkları görüntüyü daha kusursuz bir şekilde yansıtma isteği ve güzellik anlayışının doğal olanın beğenilmesinden çıkıp insanoğlunun kusursuzu yaratma isteğiyle, güzelliği kalıplaştırma ve yapaylaştırma isteğinin doğurduğu taleple çok uzun sürmedi ve teknoloji ilerledi. Gelinen nokta, birçok kolaylığı, birçok imkânı ve beraberinde de birçok sorunu getirdi…

Tüm dünyada, yıllar boyunca güzellik anlayışı hızlı olmasa da değişti. 90’ların sonuna kadar, güzel kadını tarif etmek için kullanılan 90–60–90 ölçüleri, 2000’li yılların başlarından itibaren yerini 0 bedene bıraktı; ancak birçok sağlık tartışmasıyla beraber bu ölçülerin de yerini bırakması beklenilen başka bir ölçü birimi gelmedi. Bunun yerine karma bir döneme geçildi. Aslında, insanların kendilerini sadece aynada gördükleri insan olarak değil görmek istedikleri insan olarak görmelerine imkân sağlayacak yöntemlerin geliştirmesi, bu durumda çok etkili oldu. Çok uzun yıllardan beri kullanılan estetik ameliyatlar hala birçok insanın kalıcı istekleri için tercihi olsa da teknoloji, insanoğlunun maymun iştahlılığına uygun olarak gelişti. Böylece durum, kendini daha zayıf ya da daha toplu görmek isteyen insanların istediklerini birkaç tuşla gerçekleştirebileceği bir noktaya geldi. Makyajsız bir cildi pürüzsüzleştirip makyaj yapmak için, daha ince gözükmek için, sıradan bir manzarayı muhteşem bir hale getirmek için ya da olmadığınız bir yerde bulunmuşsunuz gibi göstermek için yapmanız gereken artık sadece bir fotoğraf çektirmek kadar basit bir hal aldı. Bu durum, birçok fotoğrafçının çok işine yarasa, hatta iyi bir fotoğrafçı olabilmek için mutlaka bu fotoğraf düzenleme yazılımlarından birini, çok iyi bir şekilde kullanmayı bilmeniz gerekse de bu yazılımların herkesin evine girmesi ve insanların birçok kanal yardımıyla bu yazılımları kullanmayı öğrenmeleri, onları birçok sorunla karşı karşıya getirdi.

Bu yazılımları kullanarak kendini olduğundan daha farklı göstermek ya da başka bir deyişle “kendilerini görmek istedikleri gibi göstermek” isteyen insanlar gün geçtikçe doğal olandan uzaklaşıyor ve kalıplaşmış güzellik tanımlarına uymaya çalışıyorlar. Kilolu bir insan, kilosunu sağlıksal nedenlerden dolayı değil, insanların genel güzellik anlayışı nedeniyle sorun ediyor ve bir fotoğrafı ile oynayıp kendini daha zayıf gösterdiğinde mutlu oluyor. Ancak işin kötü yanı, kişinin gerçek hayattaki görüntüsüne olan inancı azalıyor, sadece bir kâğıt ya da ekran üzerinde olan görüntüsüne daha çok inanıyor ve gerçek “memnun olmadığı” görüntüsünü insanların görmelerini istemediği için zamanla kendini dış dünyadan soyutlamaya başlıyor. Sonucunda, kendi görüntüsünden memnun olmayan ve sahte bir görüntüye inanan, bu nedenle kendini toplumdan ve dış dünyadan soyutlayan, yalnız insanları ve toplum inancına gün geçtikçe daha da yerleşen “zayıf olan, güzeldir” gibi güzellik kalıplarını görüyoruz. Bu durumda, yine fotoğraf düzenleme yazılımlarını, görsellerin bulunduğu bütün işlerinde kullanan reklâm sektörünün de payı büyük. İnsanlar, bütün insanların dergi kapaklarındaki ya da afişlerdeki kadar kusursuz olmaları gerektiğini düşünüyorlar; çünkü etraflarındaki hemen hemen bütün görseller aynı kusursuzlukta ve onları aksine inandırabilecek bir durum yok. Böylece insanlar gerçekte olmayan bir güzellik arayışına giriyorlar. Bu uğurda, dergilerde gördükleri “0” beden ünlüler gibi olmak için Bulimia ya da Anoreksiya gibi yemek yemelerini tamamen engelleyebilen, hatta zaman zaman ölümcül sonuçlar doğurabilen hastalıklara yakalanabiliyorlar.

Öte yandan, her ne kadar insanların estetik ameliyatlara olan ihtiyacının bir kısmını çabuk, acısız ve daha çok denenebilir seçeneği barındırmasıyla azaltsa da, bu tür yazılımlar, beklenenin aksine estetik ameliyatlara olan talebi artırıyor. Bu tür ameliyatlar, evlerinden çıkmaz duruma gelip hayatını ekran başında geçiren insanlar için halen çok fazla tercih edilmese de diğer insanların sürekli olarak, her yerde gördükleri ve etkilendikleri kusursuz vücutlara, sahip olma isteğiyle estetik ameliyatlara eskisinden daha çok başvurdukları görülüyor. Türkiye’de birçok ünlü ismin estetik ameliyatlar için tercih ettiği Prof. Dr. Onur Erol, yaptığı bir konuşma da, estetik ameliyatların daha önceki yıllarda daha çok varlıklı insanlar tarafından tercih edildiğini; ancak son yıllarda insanların ciddi bir sorun olmadan sadece burnunu kaldırmak ya da incelebilmek için para biriktirip geldiklerini söylüyor. Ayrıca bu insanların birçoğunun elinde dergilerden kesilmiş ünlü fotoğrafları olduğunu ve fotoğraftaki ünlüye benzemek istediklerini söylediklerini de ekliyor. Bu durum da bize, insanların güzellik görüşlerinin ne hale geldiğini ve bu durumun özgüvenlerine ne kadar zarar verdiğini gösteriyor. Bu ve bunlar gibi sonuçlar, her geçen gün biraz daha fazla insanın hayatında yaşanıyor ve dünya tarafından biraz daha görünür hale geliyor.

Platon’dan beri birçok düşünürün aklını meşgul etmiş ve Baudrillard’ ın “Simülasyon Kuramı” nde sıkça geçen “simulakr” –kopya görüntü- kavramı ve “Simülasyon Kuramı” nın kendisi, bundan sonraki adımın ne olabileceği konusunda bize birçok şey anlatıyor ve yardımcı oluyor. Kendisi, Baudrillard’ ın öğrencisi de olmuş olan, Dokuz Eylül Üniversitesi Sinema Televizyon Bölüm Başkanı ve aynı üniversitede Simülasyon Kuramı dersini de veren Oğuz Adanır, Baudrillard’ ın Simulacra and Simulation kitabı ile ilgili yaptığı çözümlemede kitabın önemli birçok noktasına değiniyor. Bunlardan biri; “…Kozmetik reklâmlarındaki “kusursuz” insanlar gerçekten var mıdır? Yoksa onların varlığı kozmetik reklâmları aracılığıyla yaratılan, “insan modeli” simülasyonu mudur? Bu anlamda insanlık, bir mobius şeridine girmiştir. Artık değerler kalmamıştır; değerin yerine kendi kendini tekrar tekrar yaratan, artık bir şeyin de taklidi olmayan, sadece kendini tekrarlayan simulakrlar kalmıştır. Artık “değer” son tangosunu oynamaktadır. Dünya tıkanma noktasına gelmiştir. Çevremizi saran tepkisizlik bu tıkanmanın en büyük kanıtıdır; zira gerçeğin yerine geçmiş simülasyonun kusursuzluğu, gerçeği sorgulama konseptinin dahi içini boşaltmıştır. …” Bu sözler bundan sonraki adım için değil, günümüz için yazılmış sözlerdir; ancak bizim burada yazılanları fark edişimiz bir sonraki adımı oluşturacaktır…

Paylaş ve Eğlen:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • Live
  • MySpace
  • Twitter
  • Yahoo! Bookmarks

Yorum yazın

Kafein Cs-dergi

  • - Kafein ... -
    Kafein Canlandırır...

    Kafein Tanıdıktır...

    Kafein Uyandırır...

    Kafein Bağımlılık Yapar...




  • Ana Sayfa
  • '// Editörden
  • 'Aitsiz Kimlik
  • 'Ayna Ayna
  • 'Çizgi
  • 'Kolektif
  • 'Lezzet Köşesi
  • 'Sayılar ve Hayat
  • 'Seksek
  • 'Sinema
  • 'Spor
  • Aramızdan Ayrılanlar

© Kafein Cs-dergi. Bazı hakları saklıdır.
Tema [Smashing Magazine]

Yukarı Çık